Logo

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Amblem
ANA SAYFAYARDIMGİRİŞ YAPKAYIT DUYURULAR MEAL DİNLE KUR'AN DİNLE
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
01 Ekim 2014, 05:55:50 ÖÖ
Duyurular:
Sayfa: [1]   Aşağı Git Yanıtla    Anket ekle
Peygamber vefat etti,geriye iki kızı ve eşleri kaldı .Mirası nasıl taksim edildi  (Okunma Sayısı 2267 defa)
Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 32


Gerek Süleymaniye Vakfı sitesinde ,gerekse diğer site ve bloglarda bolca miras taksimi yapıldığına raslarsınız.Biri vefat eder ,geriye ana ,baba ,cocuklar ,bir miktar da mal bırakır;Nisa suresinin 11 ,12 ve 176 ayetlerine göre miras taksimleri yapılır, tutarsızlık çıkarsa da avliye ve reddiye yapılır.İhtiyaç halinde de,genelde mirascının akrabalık durumu ayetlerde yer almadığı durumlarda hadislere başvurulur.Yapılan miras taksimlerine  bu hadisler delil olarak gösterilir.Örneğin mirascılar arasında dede varsa asabiye denir ona da bir miktar pay verilir.


Buraya kadar her şey normal de ,Peygamber  de bir insan dı.(Fussilet 6: De ki: "Ben sadece sizin gibi bir insanım,”   yaşadı ve vefat etti.Her insan gibi onun da malı ve mülkü vardı,Bu mallar ,Devlet hazinesi olan Beytülmal’dan bağımsız Peygamber ve ailesine ait mallardı.Kuran ayetleri buna şahittir.

HAŞR 7-”Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir.....” ,


Duha 8:Seni fakir bulup zengin etmedi mi?


Enfal 1-Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin.


Enfal 41-Ve iyice bilin ki ganimet olarak elde ettiğiniz şeyin mutlaka beşte biri Allah'ın ve Peygamberin ve yakınların ve yetimlerin ve yoksulların ve yolda kalmışlarındır

Siyer bilgilerine göre Hz. Muhammed vefat ettiğinde ailesi olarak,iki kızı Hz.Fatıma ve Hz Zeynep hayattalardı.Sayıları birden fazla olan eşler de kalmıştı geriye.Yine tarihi bilgilere ve yukarda değindiğimiz Kuran ayetlerine göre mülkiyeti kendine ait malları, özellikle Medine’de,Fedek’te ve Hayber’de verimli arazileri vardı.

Hz Muhammedin elbette dünya malında gözü yoktu.Ancak bir insan olarak da geçinmek ,kendisini ve ailesini doyurmak için mala, gelire ihtiyacı vardı.Yukardaki ayetlerden anlıyoruz ki ,Allah bu ihtiyacı fazlasıyla sağlamıştır Rasulüne.

Peygamber, bu arazilerden elde edilen gelirle (HARS) hem kendisini,ailesini,hem de yoksul ve darda kalmış olanları ,yetimleri,yolcuları rahatlıkla besliyor,Peygamberlik vakar ve haysiyetine uygun olarak geçinip gidiyorlardı.Hurafe kaynakların,züht ve takva kılıfı içinde  Peygamberin ve ailesinin aç gezdiklerine dair rivayetleri hurafedir , iftiradır.

Peygamber vefat ettiğinde mirascısı durumundaki ,kızları Fatıma ve Zeynep ,ve eşleri nin Nisa Suresinin 11 ve 12 inci ayetlerine göre mirascı olmaları gerekmiyormu.

Herhangi bir hadis ,tefsir ,tarih kitabında buna dair bir kayda raslayanınız oldu mu, Peygamberin mirasının nasıl paylaşıldığını bileniniz varmı?Feraiz bahsi altında , Sa’d b. Rabî’in veya başka kimselerin mirasını Peygamber şu şekilde taksim etti diye kayıt tutanlar , bir insan olarak vefat eden Peygamberin de mirasının nasıl taksim edildiğini kayıt altına almaları gerekmez miydi.Peygamberin kızlarının Sad ın kızları kadar önemi yokmu.


Sizin yerinize cavabı ben vereyim .Hayır, her hangi bir kayda raslayamazsınız. Peygambere ait en küçük bir malın  bile mirascılarına şu şekilde taksim edildiğine dair  bir kayıt yoktur.Çünkü Rasül vefat eder etmez ,çok geçmeden tüm malına el konulmuştur.Bir çöp bile bırakılmamıştır. Bulacağınız tek kayıt  Peygamberden miras kalan arazilere nasıl el konulduğu ve kızı Hz Fatıma nın dramatik ve sonuçsuz miras mücadelesi olacaktır.


Peki bu iş nasıl gerçekleşmiştir.Nisa Suresinin ilgili ayetleri apaçık ortada iken hangi cüret ve cesaret ,Peygamberin mirasını mirascılarına verdirmemiştir. Tarihi kayıtlara ve hadis kaynaklarına bakıldığında;El koyma işlemini yapılırken  sözüm ona Rasulüllahtan  ““Peygamberler miras bırakmazlar , bunlar sadece sadakadır” sözü delil olarak gösterilmiş ve bu sözüm ona hadise dayanarak arazilere el konulmuştur . Bu söz, islam tarihinde uydurulmuş ikinci hadistir.(Buhari İlim: 10, Ebu Davud İlim, İbn Mace)

Peygambere yakın dönemde yaşayan insanlara bu uydurma hadis gerekçe gösterilerek iş kotarıldıktan sonra ,gelecek nesiller de olayı fazla kurcalamasın diye,Peygamberin sağlığında da bir şeyi yoktu havasını yaymak için bol miktarda rivayetler uydurulmuştur. Örneğin,ölmeden hemen önce  kalkanını bir miktar arpa karşılığında bir yahudiye rehin bıraktığı palavrası bunların en meşhurudur.Peygamber, kah açlıktan midesine taş bağlar...yok efendim hayatı boyunca et yememiştir....veya hiç ekmekle karnını doyurmamıştır.....iki hurmadan başka yemeden sabahlamıştır.... türü uydurmalar ganidir.

Kuran ayetlerine göre Rasül ile ailesinin malları ortak kullanımdadır.Bu mallara el konulduğunda doğal olarak ailesi,yakınları da aç ve yoksul kalacaklardır. Ailesi denince ilk akla gelen kızı Fatıma olduğuna göre , Onun da Rasulün sağlığında ne kadar yoksul,üzerine giyecek bir elbisesi dahi olmadığına ilişkin uydurmalara da raslanacaktır elbette.

Bu tür hurafe rivayetler yüzyıllar boyunca insanların beyinlerini öylesine yıkamıştır ki;hiç kimsenin aklına  böylesine yoksul bir insanın malının olabileceği ve ailesine bırakabileceği düşüncesi gelmemiştir.Böyle olunca da Rasülun mirasına el koyanlar yaptıkları cürümün hesabını vermek durumunda kalmamışlar, işlenen mali cinayetin izleri örtülüp yok edilmiştir.

Peygamberin mirasına el konulmasına delil olarak sunulan,” Peygamberler miras bırakmazlar , bunlar sadece sadakadır” uydurması, Kuran ayetleri ile tamamen çelişmektedir.

Birincisi;Kuran tüm insanlardan önce Hz Muhammed’e hitap etmektedir ,Ondaki hükümler ilk önce Peygamberin hayatına tatbik edilir. O, ilk Kuran müslümanıdır.. (Enam 163.........Ben böyle emrolundum ve ben müslüman olanların ilkiyim.'

Kurandaki miras ayetlerinin Hz. Muhammed’e  uygulanmayacağı düşüncesi dahi abestir.Madem Nisa suresinin 11 ve 12 inci ayetleri var, bu ayetlerin vefat eden müslümanların miraslarına uygulanması farz ise, Dinin peygamberine uygulanmayacak da  kime uygulanacak. Yoksa Peygamber haşa müslüman değil mi??Peygamber vefat ettiğinde  O nun da terekesi ayetlerde geçen mirascılarına pay edilmesi gerekmez mi?.Bunu yapmadıktan sonra diğer müslümanlara nasıl uygulanacak bu ayetler .Ya işine gelmeyen biri itiraz ederse...Peygambere uygulamadığınız hükümleri bana nasıl uygularsınız ..derse ,cevap ne olacaktır.

İkinci olarak;Peygamber de bir insandı ve ,mutlaka  diğer insanlardan daha fazla ailesine düşkündü,bu düşkünlük ayetle de sabittir.Şura Suresinin 23 üncü ayeti bazılarınca şöyle anlaşılır “...... De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir ….....”

Meveddet ayeti olarak da bilinen bu ayete nasıl anlam verilirse verilsin ,her durumda akrabalığın önemine vurgu yapıyor ve bir Peygamberin,ailesini mirastan mahrum ederek onları yüz üstü bırakmayacağına ,dolayısı ile arazilere el koymada delil olarak ileri sürülen uydurma sözün Hz Muhammedin ağzından çıkmayayacağına delil oluyor.

Peki bu arazilere ne olmuştur.Peygamber ailesine çok görülen bu araziler sonunda kimlerin eline geçmiştir. Tarihi kayıtlara göre bu araziler , Peygamberin sağlığında hiç bir itibarları olmayan, “yitik kabile “ olarak anılan,kuvvetle muhtemel Tevbe suresinin 107 inci ayetinde “.......daha önce Allah'la ve Peygamberiyle savaşan......”olarak tanımlanan,Peygamber sülelesini katleden  Ümeyyeoğullarının ,yani Emevilerin malına dönüşmüştür.

Mala, mülke el koymanın yanı sıra Peygamber ailesine daha başka yaptırımlar da uygulanmıştır. Bunlarda en katısı Medine dışına çıkma yasağı idi.Günümüzde pek çok müslümanın duymadığı bu yasak öylesine sıkı bir şekilde uygulanmıştır ki ,Peygamber ailesi tüm dünya ile irtibatını kaybetmiş ,açlık ve sefalet içinde yaşam mücadelesi vermiştir. Bu muhasaranın en büyük delili de Kerbela faciasıdır. Sanılanın aksine burada gerçekleşen olay iki ordunun savaşı falan değildir. Yoksulluktan canına tak eden bir avuç kalmış Peygamber ailesi Hz.Hüseyinin idaresinde canlarını kurtarmak için Medineden kaçarak Kufeye gitmeye çalışmışlar  ancak, ambargoyu ihlal etmiş olmaları onların idam fermanı olmuştur.Kadın erkek, çoluk çocuk ayırdetmeden katledilmişlerdir.

Bu yazdıklarım elbette hoş şeyler değil, bir müslümanı hüzne boğar,bazılarının da yüzünü ekşitir. Ancak ne yapalım ki Tarih böyle yazıyor ,hem de Sünni kaynaklar, Şia nın bu konudaki yazdıkları ise yenilir yutulur cinsten değil.Bilindiği gibi Peygamber ailesine karşı bu eylemleri yapanları küfürle suçlamaktadırlar.

Bütün bu olup bitenlere karşı Kur’an sessiz mi kalmıştır .Hiç bir ifade yok mudur Kuran’da. Elbette vardır ,Peygamberin vefatından sonra ailesinin başına gelecek olanlar Kur’an ayetlerinde gayet açık bir şekilde yer almıştır .Ancak gel gelelim ki hurafe kaynakları burda da devreye girmiş ve bu ayetleri de ört bas etmişlerdir.


İşte Kuranın bu olaylara işaret eden ve üstleri örtülen ayetleri:

Bakara 204:وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللَّهَ عَلَىٰ مَا فِي قَلْبِهِ وَهُوَ أَلَدُّ الْخِصَامِ : İİnsanlardan öylesi vardır ki,(sen)hayattayken sözleri senin hoşuna gider,kalbinde olana da Allahı şahit gösterir.Ama o düşmanlıkta en son noktadadır.


Bakara 205:وَإِذَا تَوَلَّى سَعَى فِي الأَرْضِ لِيُفْسِدَ فِيِهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَ وَاللّهُ لاَ يُحِبُّ الفَسَادَ :İşbaşına geçince de,yeryüzünde fesat çıkarmak, malı,(geliri)ve nesli yok etmek için çabalar. Allah fesadı sevmez.

Bakara 206:وَإِذَا قِيلَ لَهُ اتَّقِ اللّهَ أَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالإِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ :Ona “Allahtan kork dendiğinde de ;günah ile kendini yüceltir.(kendisine yapılan itham karşısında ,günah ile kendini haklı çıkarır).Onun hakkından cehennem gelir, O ne kötü bir duraktır.

Tevbe 107:وَالَّذِينَ اتَّخَذُواْ مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْرِيقًا بَيْنَ الْمُؤْمِنِينَ وَإِرْصَادًا لِّمَنْ حَارَبَ اللّهَ وَرَسُولَهُ مِن قَبْلُ وَلَيَحْلِفَنَّ إِنْ أَرَدْنَا إِلاَّ الْحُسْنَى وَاللّهُ يَشْهَدُ إِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ :Zarar vermek, kâfirlikte bulunmak, inananların aralarını açmak, daha önce Allah'la ve Peygamberiyle savaşana hazırlık yapmak üzere mescit kuranlara gelince: Biz ancak iyilik istemekteyiz diye yemin edecekler ve Allah'sa tanıklık etmektedir ki onlar yalancıdır.ا


Bu ayetleri okuduğumuzda anlıyoruz ki;Peygamber hayatta iken onun yanında biri veya birileri vardır,onun sözleri Peygamberin hoşuna gitmekte, yani onu dost olarak görmektedir. Oysa O , düşmanların en azılısıdır. Peygamber dünyadan ayrılıp da O  işbaşına geçince de , yer yüzünde fesat çıkarmak, Özellikle peygamberin neslini zayıflatmak , yok etmek ve Onun malına mülküne tecavüz ve ele geçirmek başlıca çabası olmuştur.Bu yaptıklarından dolayı Allahtan kork denince de Peygambere yalan söz isnad ederek kendini temize çıkarmıştır.

Bakara 206 da geçen günah kelimesi İSM dir.Allaha ve Peygambere yalan isnad etmek İSM , günahların en büyüklerindendir.

انْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ ۖ وَكَفَىٰ بِهِ إِثْمًا مُبِينًاNisa 50 :Bak, Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter

Öte yandan Peygamberin sağlığından beri bir grup insanın ,daha önce Allah ve Peygamberi ile savaşmış kişiye zemin hazırlama görevi üstlendikleri ve buna uygun eylemler yaptığını anlıyoruz. Tevbe 107 inci ayeti okuyunca ,Ümeyyeoğullarının (Emevilerin ) gökten zembille inmedikleri, onların iktidarı için birilerinin yıllar boyu sinsi sinsi çalışmış oldukları gayet iyi anlaşılmaktadır.

Peki bu ayetlerin üstleri nasıl örtülmüştür.İstediğiniz tefsir kitabını alın ,bu ayetlerin tefsir ediliş şekline bakın , Kuran da işaret edilen şahıslar kimlermiş okuyun .O zaman ,ayetler nasıl örtbas edilmiş,deliller nasıl karartılmış, dikkatletler nasıl başka taraflara çekilmiş anlayacaksınız..





-------------------------
« Son Düzenleme: 09 Aralık 2012, 11:31:57 ÖS Gönderen: ergunans »
   
Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 19


 cevapsız bırakılan bir yazı.Ömer Bin Abdülaziz döneminde araziler geri veriliyor.
Sunni tarihi benimseyen/içselleştiren arkadaşlara soralım.
 Ebubekir Sıddık miras haklarını vermemekle iyi mi yapmıştır,yoksa Ömer Bin Abdülaziz vermekle mi iyi yapmıştır?


-------------------------
   

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 110


Sonu gelmeyen bir tartışma.
Ben merak ediyorum bu ve bunun gibi tartışmalar sonucu nereye varıyor.
Koskoca bir hiç. Kuran ekseninde  TEvhidde birleşmek varken bu ve bunun gibi tartışmalar hiçbir sonuca varamıyor.

Bir sonuca varabileceğini düşünen varsa helal olsun.  Ama bence sonuçsuz eskinin siyasi ve Konjektürel gelişmelerini övmek ve yargılamakdan başka bir şey değil.
Günümüze dönelim lütfen,  Suriyede ki katliamların ve müsebbiplerinin halini düşünelim lütfen.

Suriyede zalimin yanında durmak mı daha evladır yoksa mazlumun yanında durmak mı daha evladır. (Bu bu günü ilgilendiriyor, Ahiretde hesap gününde bu günden sorgulanacağız, dünün sonuç bulamayan tartışmalarından değil).
Zalimlerin yanındna bulunanlar şeytandan farksızdır karşımda.

[Konuyla alakası yok ama, Bildiğim için söyleyeyim Cinlerden bir grup zırıl zırıl ağlıyor  Suriyede ve ırakta olanlar için, Yaşanılanlardan dolayı  muhabberatın yaptığı işkenceden ve tacavüze uğrayan kadınların düşdükleri durumlara ve sonhaddede çıldırmalarına dayanamıyor cinler ağlıyorlar...    Bunun hesabını hangi bir insan verebilecek.]




Selam ve Dua İle...


-------------------------
« Son Düzenleme: 11 Aralık 2012, 10:37:07 ÖÖ Gönderen: abdullah_CG »

-------------------------
(ª¿ª)>->-
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678



Peygamber vefat ettiğinde mirascısı durumundaki ,kızları Fatıma ve Zeynep ,ve eşleri nin Nisa Suresinin 11 ve 12 inci ayetlerine göre mirascı olmaları gerekmiyormu.

Herhangi bir hadis ,tefsir ,tarih kitabında buna dair bir kayda raslayanınız oldu mu, Peygamberin mirasının nasıl paylaşıldığını bileniniz varmı?Feraiz bahsi altında , Sa’d b. Rabî’in veya başka kimselerin mirasını Peygamber şu şekilde taksim etti diye kayıt tutanlar , bir insan olarak vefat eden Peygamberin de mirasının nasıl taksim edildiğini kayıt altına almaları gerekmez miydi.Peygamberin kızlarının Sad ın kızları kadar önemi yokmu.


Sizin yerinize cavabı ben vereyim .Hayır, her hangi bir kayda raslayamazsınız. Peygambere ait en küçük bir malın  bile mirascılarına şu şekilde taksim edildiğine dair  bir kayıt yoktur.Çünkü Rasül vefat eder etmez ,çok geçmeden tüm malına el konulmuştur.Bir çöp bile bırakılmamıştır. Bulacağınız tek kayıt  Peygamberden miras kalan arazilere nasıl el konulduğu ve kızı Hz Fatıma nın dramatik ve sonuçsuz miras mücadelesi olacaktır.


Peki bu iş nasıl gerçekleşmiştir.Nisa Suresinin ilgili ayetleri apaçık ortada iken hangi cüret ve cesaret ,Peygamberin mirasını mirascılarına verdirmemiştir. Tarihi kayıtlara ve hadis kaynaklarına bakıldığında;El koyma işlemini yapılırken  sözüm ona Rasulüllahtan  ““Peygamberler miras bırakmazlar , bunlar sadece sadakadır” sözü delil olarak gösterilmiş ve bu sözüm ona hadise dayanarak arazilere el konulmuştur . Bu söz, islam tarihinde uydurulmuş ikinci hadistir.(Buhari İlim: 10, Ebu Davud İlim, İbn Mace)

Peygambere yakın dönemde yaşayan insanlara bu uydurma hadis gerekçe gösterilerek iş kotarıldıktan sonra ,gelecek nesiller de olayı fazla kurcalamasın diye,Peygamberin sağlığında da bir şeyi yoktu havasını yaymak için bol miktarda rivayetler uydurulmuştur. Örneğin,ölmeden hemen önce  kalkanını bir miktar arpa karşılığında bir yahudiye rehin bıraktığı palavrası bunların en meşhurudur.Peygamber, kah açlıktan midesine taş bağlar...yok efendim hayatı boyunca et yememiştir....veya hiç ekmekle karnını doyurmamıştır.....iki hurmadan başka yemeden sabahlamıştır.... türü uydurmalar ganidir.

Kuran ayetlerine göre Rasül ile ailesinin malları ortak kullanımdadır.Bu mallara el konulduğunda doğal olarak ailesi,yakınları da aç ve yoksul kalacaklardır. Ailesi denince ilk akla gelen kızı Fatıma olduğuna göre , Onun da Rasulün sağlığında ne kadar yoksul,üzerine giyecek bir elbisesi dahi olmadığına ilişkin uydurmalara da raslanacaktır elbette.


Sevgili ergünans kardeşim,

Şahsen, rivayetlerin delil olma özelliğini taşımadığına inandığım için, rivayetleri doğru/yanlış diye ayırmaya uğraşmayı gereksiz bulurum. Ancak, siz burada ilginç bir durumu çok güzel ortaya koymuşsunuz?

Bu defa rivayetlerin uydurulma amacının da anlaşılacağı şekilde mantıklı ve tutarlı iddialarınızla konuyu güzel aktarmışsınız.


Ancak, peygamberin vefatından sonraki halifeler, onun mirasını dağıtmak yerine buna gözmü yummuşlardır sorusu akıla geliyor.

Halbuki, o kimselerin, böyle adaletsiz duruma ortak olmaları bir tarafa gözyummaları dahi düşünülemez.

Bana görede; halifelerin bu konumu yüzünden, peygamberin mirası geride kalanlarına usulüne göre dağıtılmış olmalıdır. Peygamberimizin fakirliğine, yahudiye yemek karşılığı verdiği rehinlere vb. rivayetlere ise, bu mirasın hileleyle başka kanallara aktarımı için değil, güya peygamberi yüceleştirmek için, hangi çilelere karşın görevini yaptığını göstermek gibi cahil düşünceler yüüznden gerek duyulmuştur.


Bazen, bazı kimseler, böyle yaparak peygamberi daha çok sevdirebileceklerini, önemsenmesini sağlayabileceklerine düşünürler ve yaptıklarının da iyi bir şey olduğuna inanırlar.

İşte, burada bile bir kez daha rivayetlere dalınca, hiç bir şekilde kesin doğru şudur denilemediğini görmüş oluyoruz.

Bu nedenle, rivayetlerin araştırılması ve doğru/yanlış çalışmaları yerine kurandan konular gerektirdikçe o konuyla ilgili rivayetlere bakılması ve kurana ters değilse değerlendirilip, kendi görüşümüzden daha doğru geliyorsa almalı, yoksa dikkate almamalıyız.

selamlar,
aorskaya


-------------------------
« Son Düzenleme: 11 Aralık 2012, 10:59:23 ÖÖ Gönderen: aorskaya »

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


Sonu gelmeyen bir tartışma.
Ben merak ediyorum bu ve bunun gibi tartışmalar sonucu nereye varıyor.
Koskoca bir hiç. Kuran ekseninde  TEvhidde birleşmek varken bu ve bunun gibi tartışmalar hiçbir sonuca varamıyor.

Bir sonuca varabileceğini düşünen varsa helal olsun.  Ama bence sonuçsuz eskinin siyasi ve Konjektürel gelişmelerini övmek ve yargılamakdan başka bir şey değil.
Günümüze dönelim lütfen,  Suriyede ki katliamların ve müsebbiplerinin halini düşünelim lütfen.

Suriyede zalimin yanında durmak mı daha evladır yoksa mazlumun yanında durmak mı daha evladır. (Bu bu günü ilgilendiriyor, Ahiretde hesap gününde bu günden sorgulanacağız, dünün sonuç bulamayan tartışmalarından değil).
Zalimlerin yanındna bulunanlar şeytandan farksızdır karşımda.

[Konuyla alakası yok ama, Bildiğim için söyleyeyim Cinlerden bir grup zırıl zırıl ağlıyor  Suriyede ve ırakta olanlar için, Yaşanılanlardan dolayı  muhabberatın yaptığı işkenceden ve tacavüze uğrayan kadınların düşdükleri durumlara ve sonhaddede çıldırmalarına dayanamıyor cinler ağlıyorlar...    Bunun hesabını hangi bir insan verebilecek.]

Selam ve Dua İle...

Selamlar,

Sevgili abdullah,

Konu başlığı altındaki yazılarınızda, bu konunun tartışılmasına gerek olmadığını çünkü sonuçsuz kalacağını söylemişsiniz. Aslında sonuçsuz kalan hiç bir şey olmaz, doğru yada yanlış bir sonuç mutlaka vardır, olacaktırda.

Burada da, taraflar aynı görüşle konuyu kapatamayabilirler. Ama, bu konunun  sonuçsuz kalması değil, bazıların yanlış bazılarının da doğru veya doğruya yakın bir sonuca gittikleri anlamına gelir.

Bu nedenle, yazınızda bunların bırakılıp, Suriye ile ilgili yaşananlara dikkat çekilmesi daha önemli olmaktaysa da bu başlığın altında olmamalıdır. Konuyu açan kardeşimize, bu hakkını kullandırmamak olurki, burasının amaçlarına terstir.

Sizde, suriye ve zalimlik konularında ayrı bir başlıkla konununuzu açıp, görüşlerinizi yazın ve katılımcıları davet edin. Ayrıca, o kısımda hangi cinler, kimin cinleri nasıl ağlıyorlar? Bunları normal biri göremedikçe, onlardan nasıl etkilenmeli, onları nasıl dikkate almalıdır.

Bundan böyle tüm kardeşlerimin konu başlıklarına uygun yazılarla konuya devam etmelerine dikkat etmeleri daha doğru olur.

selamlar,
aorskaya


-------------------------
« Son Düzenleme: 11 Aralık 2012, 11:53:10 ÖÖ Gönderen: aorskaya »

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 110


Değerli aorskaya;
Bu ve bunun gibi tartışmalar insanlar arasına, müslümanlar arasına soğukluktan başka bir şey getirmiyor.  Yıllarca bu ve buna benzer bir çok Konjektürel gelişmelere dayanan onlarca konu üzerinde konuştum, tartıştım.    Hiçbir şonuca varamıyor. Varamıyordan kastım  Bu konuların rivayetler raviler üzerinden yürüdüğüdür.
Herkes kendisinin ravisini en yüce görüyor kimileride üzerine masumiyet/günahsızlık ekliyor böylece devam ediyor.

Elbetde  her konu bir sonuca varır.   Ama bu sonucun araya soğukluk ve nefret hatta kin ekilmesini sonuçda bunların çıkmasını istemiyorum ben.   Ümmeti Muhammedin arasında ki en büyük engelin Kin olduğunu  düşünüyorum. Ekseriyet de  bu kin geçmişten gelen soğukluklardır. TEpkim bundan dolayıdır.   Tabi ki siz konuya farklı yaklaşabilir.   Soruya cevap bulmaya gidebilirsiniz.
Hiçbir rivayet ehlini, Raviyi masum görmüyorum.   Buna  ümmetin ilk liderleri (Halifeleri) 'de dahildir.    Hatta Peygamberleri bile Masum görmüyorum.

Saygılarımla.
Uyarılarınız için teşekkürler, dikkat edeceğim.
["Ayrıca (kimin cinleri demişinizde) kişilere müstakil Cin yoktur, Bu yanlış bir algı. Aynen İnsan toplumu gibiler.   Bir Aidiyetlik varsa O da sadece Allah'a ait lik vardır"]


Selam ve Dua İle...


-------------------------
« Son Düzenleme: 11 Aralık 2012, 11:38:44 ÖÖ Gönderen: abdullah_CG »

-------------------------
(ª¿ª)>->-
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 497

Sözlerin en güzeli Kurandır.. ( ZUMER 23 )


["Ayrıca (kimin cinleri demişinizde) kişilere müstakil Cin yoktur, Bu yanlış bir algı. Aynen İnsan toplumu gibiler.   Bir Aidiyetlik varsa O da sadece Allah'a ait lik vardır"]

Selam ve Dua İle...

öncelikle s.a abdullah kardeşim. bir kardeşin olarak senden ricam fikir ve görüşlerini sunarken çok sık olarak kullandığın cinler ile ilgili konuşmalarını bu forumda yapmazsan çok sevinirim. zira bu tarz olaylara yaklaşım tarzından son derece rahatsız olduğumu belirtmek istiyorum. burda herkes birbirlerinin fikirlerine karşı doğruyu aramak ve bulmak yolunda bir mücadele içinde. fikirler ise akıldan çıkar. tabiki hissiyatlarda çok önemlidir ama bunun için yüz yüze ve canlı olarak bir arada olmak gerekir. bu tür forum ortamlarında mümkün olduğunca fikirler üzerinden gitmek gerektiğini düşünüyorum.

saygılar..


-------------------------

-------------------------
-Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim
-Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
- Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."

furkan süresi 28-30
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678



["Ayrıca (kimin cinleri demişinizde) kişilere müstakil Cin yoktur, Bu yanlış bir algı. Aynen İnsan toplumu gibiler.   Bir Aidiyetlik varsa O da sadece Allah'a ait lik vardır"]


Kimin cinleri derken, senin yada başkasının sahibi olduğunuz yada onların sahibiniz olduğu veya aranızda illiyet bağı bulunduğunu kastetmek için değil, kimin gördüğü, hissettiği cinler yazamamış olduğumdan böyle anlamaya sebep olduğumu yazın üzerine gördüm. Kimin deyimi yanına "gördüğü/hissettiği" kelimesini koyarak anlamaya çalışın, çünkü bu kelimeleri ekleyerek yazdığımı sanarken bunları silmişim. Bu nedenle, yazımın devamını "normal birinin göremediği" diye sürdürmüştüm.

selamlar,
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 110



Kimin cinleri derken, senin yada başkasının sahibi olduğunuz yada onların sahibiniz olduğu veya aranızda illiyet bağı bulunduğunu kastetmek için değil, kimin gördüğü, hissettiği cinler yazamamış olduğumdan böyle anlamaya sebep olduğumu yazın üzerine gördüm. Kimin deyimi yanına "gördüğü/hissettiği" kelimesini koyarak anlamaya çalışın, çünkü bu kelimeleri ekleyerek yazdığımı sanarken bunları silmişim. Bu nedenle, yazımın devamını "normal birinin göremediği" diye sürdürmüştüm.

selamlar,
aorskaya


Alayışınız ve düzeltmeniz için Allah Razı olsun.
Ben konuyu fazla dağıtmak istemiyorum teşekkürler.   İlerde bu konulara ve benzeri konulara değinmek istiyorum bilmediklerimide katlınızla öğrenmek isitiyorum, saygılarımla.


Selam ve Dua İle...


-------------------------

-------------------------
(ª¿ª)>->-
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678



Kimin cinleri derken, senin yada başkasının sahibi olduğunuz yada onların sahibiniz olduğu veya aranızda illiyet bağı bulunduğunu kastetmek için değil, kimin gördüğü, hissettiği cinler yazamamış olduğumdan böyle anlamaya sebep olduğumu yazın üzerine gördüm. Kimin deyimi yanına "gördüğü/hissettiği" kelimesini koyarak anlamaya çalışın, çünkü bu kelimeleri ekleyerek yazdığımı sanarken bunları silmişim. Bu nedenle, yazımın devamını "normal birinin göremediği" diye sürdürmüştüm.

selamlar,
aorskaya

Alayışınız ve düzeltmeniz için Allah Razı olsun.
Ben konuyu fazla dağıtmak istemiyorum teşekkürler.   İlerde bu konulara ve benzeri konulara değinmek istiyorum bilmediklerimide katlınızla öğrenmek isitiyorum, saygılarımla.

Selam ve Dua İle...

İnşallah, uygun gördüğünüz bir zamanda, bağımsız bir başlık altında; sizin bahsettiğiniz "cin" durumlarına da açıklık getirebilirsiniz. Konuya ilgisi olan kardeşlerimiz de orada katkılarını sunarlar, başkaları da en azından bilgilenmek amacıyla okumaya çalışabilir.

Selamlar,
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 313


Sonu gelmeyen bir tartışma.
Ben merak ediyorum bu ve bunun gibi tartışmalar sonucu nereye varıyor.
Koskoca bir hiç. Kuran ekseninde  TEvhidde birleşmek varken bu ve bunun gibi tartışmalar hiçbir sonuca varamıyor.

Bir sonuca varabileceğini düşünen varsa helal olsun.  Ama bence sonuçsuz eskinin siyasi ve Konjektürel gelişmelerini övmek ve yargılamakdan başka bir şey değil.
Günümüze dönelim lütfen,  Suriyede ki katliamların ve müsebbiplerinin halini düşünelim lütfen.

Suriyede zalimin yanında durmak mı daha evladır yoksa mazlumun yanında durmak mı daha evladır. (Bu bu günü ilgilendiriyor, Ahiretde hesap gününde bu günden sorgulanacağız, dünün sonuç bulamayan tartışmalarından değil).
Zalimlerin yanındna bulunanlar şeytandan farksızdır karşımda.

[Konuyla alakası yok ama, Bildiğim için söyleyeyim Cinlerden bir grup zırıl zırıl ağlıyor  Suriyede ve ırakta olanlar için, Yaşanılanlardan dolayı  muhabberatın yaptığı işkenceden ve tacavüze uğrayan kadınların düşdükleri durumlara ve sonhaddede çıldırmalarına dayanamıyor cinler ağlıyorlar...    Bunun hesabını hangi bir insan verebilecek.]




Selam ve Dua İle...

Allah'in son elicisinin ( selam olsun ona ) torunlarinin ( Allah hepsinden razi olmustur ) katliami seni ilgilendirmiyorsa Suriye'nin katliamindan sana ne, sen merhameti sonsuz olan Allah 'tan Celle ve Celaluhu daha mi merhametlisin kardesim?

Allah katinda gelmis gelecek ve gecmis terimlerinin oldugunu nereden biliyorsun? Kur'an'in nesh edilmis Ayet'lerimi varki peygamberimiz konusunda gecmis olarak bahsediyorsun, düsün bir kere senin yasadigin su an ile peygamberimizin yasadigi an Rabbimizin katinda ayni an'dir diyerek ve dediklerine dikkat et kardesim.

Kur'an'da anlatilan onca kavimlerin yok olmasindan ibretler al, bir Suriye'nin bir Irak'in ayri bir özelligimi var.

Gecmistekilerin baslarina gelenler bizlerin basina gelmeyeceginden eminmisin? Allah savaslar dolayisiyle Mü'minleri müsriklerden ayirt etmek istiyor, bu ne sereftir, üzüleceginize sevinin.

Peygamberleri putlastirmak baska mesele, haklarinda olumduymazlik ifade etmek baska bir meseledir. Hepsi Allah tarafindan secilmis son derece saygideger kisiliklerdir.

Selamlarimla.


-------------------------

-------------------------
2/285 Elçi, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi, ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar: 'Elçilerinin hiçbirisi arasında ayırım yapmayız.' Derler ki: 'İşittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bağışla; dönüş sanadır.'
   

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 110



Allah'in son elicisinin ( selam olsun ona ) torunlarinin ( Allah hepsinden razi olmustur ) katliami seni ilgilendirmiyorsa Suriye'nin katliamindan sana ne, sen merhameti sonsuz olan Allah 'tan Celle ve Celaluhu daha mi merhametlisin kardesim?

Allah katinda gelmis gelecek ve gecmis terimlerinin oldugunu nereden biliyorsun? Kur'an'in nesh edilmis Ayet'lerimi varki peygamberimiz konusunda gecmis olarak bahsediyorsun, düsün bir kere senin yasadigin su an ile peygamberimizin yasadigi an Rabbimizin katinda ayni an'dir diyerek ve dediklerine dikkat et kardesim.

Kur'an'da anlatilan onca kavimlerin yok olmasindan ibretler al, bir Suriye'nin bir Irak'in ayri bir özelligimi var.

Gecmistekilerin baslarina gelenler bizlerin basina gelmeyeceginden eminmisin? Allah savaslar dolayisiyle Mü'minleri müsriklerden ayirt etmek istiyor, bu ne sereftir, üzüleceginize sevinin.

Peygamberleri putlastirmak baska mesele, haklarinda olumduymazlik ifade etmek baska bir meseledir. Hepsi Allah tarafindan secilmis son derece saygideger kisiliklerdir.

Selamlarimla.

Konuyu nasıl ve nerden okudun anlayamadım.
Konun Peygamberin torunlarının şehadetiyle, Şahitlikleriyle ne alakası var.   Bir de tutmuşun bu konuyu  Suriye ve Irak olaylarıyla bağlamışın.    Yuuh be demekten başka birşey değildir bu.

Açıklarmısın bir Miras taksimiyle Suriye ve Irakdaki Cihadla  olan alakasını ve bağlantısını.   Ben bir sitem ettim bu Peygamberimizin vefatından sonraki miras konusun bir şey kazandırmadığını  anlattım.    Bizler/Hepimiz  Bu günden hesaba çekileceğiz,  Geçmişin insanların aldıkları  kararlardan ve yaptıklarından hesaba çekilmeyeceğiz   (Yok böyle değil diyorsan;  Geçimişde ki insanlarının yaptıklarından hesaba çekiliriz diyorsan delilin nedir?    Buna Peygamberlerimizin yaptıkları da dahil.   Peygamberlerimizin yaptıklarından dahi  hesaba çekilmeyeceğiz  [Onların yaptıklarının karşılığı kendilerine. Bizim yaptıklarımızn karşılığıda bizleredir.]).  




Konu  Miras taksimi istersen bunları  bir daha oku.   Bu kadar hevesliysen;   Anlat bakalım Peygamberimizin vefatından sonra  ki miras taksimini, anlat bakalım da  nereye varacak.  Ama tutarda bu miras tartışmasıyla Peygamberin Seleflerine/Ashabına dil uzatırsan. O zaman benden çok iyi bir karşılık alırsın.



Selam ve Dua İle...


-------------------------
« Son Düzenleme: 12 Ocak 2013, 04:16:26 ÖS Gönderen: abdullah_CG »

-------------------------
(ª¿ª)>->-
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 313



Allah'in son elicisinin ( selam olsun ona ) torunlarinin ( Allah hepsinden razi olmustur ) katliami seni ilgilendirmiyorsa Suriye'nin katliamindan sana ne, sen merhameti sonsuz olan Allah 'tan Celle ve Celaluhu daha mi merhametlisin kardesim?

Allah katinda gelmis gelecek ve gecmis terimlerinin oldugunu nereden biliyorsun? Kur'an'in nesh edilmis Ayet'lerimi varki peygamberimiz konusunda gecmis olarak bahsediyorsun, düsün bir kere senin yasadigin su an ile peygamberimizin yasadigi an Rabbimizin katinda ayni an'dir diyerek ve dediklerine dikkat et kardesim.

Kur'an'da anlatilan onca kavimlerin yok olmasindan ibretler al, bir Suriye'nin bir Irak'in ayri bir özelligimi var.

Gecmistekilerin baslarina gelenler bizlerin basina gelmeyeceginden eminmisin? Allah savaslar dolayisiyle Mü'minleri müsriklerden ayirt etmek istiyor, bu ne sereftir, üzüleceginize sevinin.

Peygamberleri putlastirmak baska mesele, haklarinda olumduymazlik ifade etmek baska bir meseledir. Hepsi Allah tarafindan secilmis son derece saygideger kisiliklerdir.

Selamlarimla.

Konuyu nasıl ve nerden okudun anlayamadım.
Konun Peygamberin torunlarının şehadetiyle, Şahitlikleriyle ne alakası var.   Bir de tutmuşun bu konuyu  Suriye ve Irak olaylarıyla bağlamışın.    Yuuh be demekten başka birşey değildir bu.

Açıklarmısın bir Miras taksimiyle Suriye ve Irakdaki Cihadla  olan alakasını ve bağlantısını.   Ben bir sitem ettim bu Peygamberimizin vefatından sonraki miras konusun bir şey kazandırmadığını  anlattım.    Bizler/Hepimiz  Bu günden hesaba çekileceğiz,  Geçmişin insanların aldıkları  kararlardan ve yaptıklarından hesaba çekilmeyeceğiz   (Yok böyle değil diyorsan;  Geçimişde ki insanlarının yaptıklarından hesaba çekiliriz diyorsan delilin nedir?    Buna Peygamberlerimizin yaptıkları da dahil.   Peygamberlerimizin yaptıklarından dahi  hesaba çekilmeyeceğiz  [Onların yaptıklarının karşılığı kendilerine. Bizim yaptıklarımızn karşılığıda bizleredir.]).  




Konu  Miras taksimi istersen bunları  bir daha oku.   Bu kadar hevesliysen;   Anlat bakalım Peygamberimizin vefatından sonra  ki miras taksimini, anlat bakalım da  nereye varacak.  Ama tutarda bu miras tartışmasıyla Peygamberin Seleflerine/Ashabına dil uzatırsan. O zaman benden çok iyi bir karşılık alırsın.



Selam ve Dua İle...

Konunun mirasla ilgili oldugu zaten ortada, anlatilmak istenen kimin miras'idir o da ortada.

Demek peygamberimiz vefat etmis ve onun yaptiklarindan bizler sorumlu olmayacagiz. Sahabeler herhalde daha hayatta olmalilar ki birileri onlara gelince laf kondurmuyor, bu nasil felsefe ise. Slogan atsaydiniz bari : Kahrolsun peygamber torunlari, yasasin ( belli basli ) sahabeler!

Bu güne kadar ilk defa böyle bir konuya giristim, bu da sonuncusu olacak.

Benim kimseyle catiymaya girmeye niyetim yok, kimin hangi konuda hakli olup olmadigi beni ilgilendirmiyor bundan sonra, Rabbimiz hey seyi hakkiyla gören ve isitendir. Mesele kapanmistir benim icin. Bende kimsenin yaptigindan sorumlu degilim, ama alkislamak veya ayiplamak baska bir mesele.  Yalan söyleyen tarihe ayak uydurup fikir yürütmeden vazgecmis bulunuyor ve olaylari Rabbime havale ediyorum.


-------------------------

-------------------------
2/285 Elçi, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi, ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar: 'Elçilerinin hiçbirisi arasında ayırım yapmayız.' Derler ki: 'İşittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bağışla; dönüş sanadır.'
   
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı Git Yanıtla    Anket ekle


Gitmek istediğiniz yer:  

Kuran Dersi | Vakıf Sitesi| Fetva Sitesi | Uygurca Site | Arapça Site | Rusca Site | Azerice Site | İngilizce Site | Almanca Site | SV Yayınları | Platform Sitesi 01 Ekim 2014, 05:55:50 ÖÖ
MySQL Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines PHP Kullanıyor