Logo

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Amblem
ANA SAYFAYARDIMGİRİŞ YAPKAYIT DUYURULAR MEAL DİNLE KUR'AN DİNLE
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
30 Ağustos 2014, 02:10:31 ÖS
Duyurular:
Sayfa: [1] 2   Aşağı Git Yanıtla    Anket ekle
hz.aişe(r.a)'ın yaşı ve evliliği  (Okunma Sayısı 9740 defa)

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1341

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!



 
Peygamber Efendimiz(asm)’e eş olan insanlar öyle basit bir kabiliyette ve özellikte değillerdi. Çok zeki ve yüksek seciyelere sahiptiler. Yani peygamber hanımı olmaya lâyık insanlardı. Bu noktada Hz. Aişe (ra) için şunları söyleyebiliriz: Peygamber Efendimiz(asm)’in bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. Hz. Aişe çok zeki bir yaratılışta ve benzersiz bir mizâcta ender bir kabiliyette bulunuyordu. Nübüvvet ve peygamberlik dâvâsına tam vâris olabilecek fıtrata sahipti. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O makâmı, rütbesi, derecesi yüksek insan, ancak Nebî eşi olabilirdi. Zirâ’ O, yerine göre hem en büyük hadisçi, hem en mükemmel tefsîrci ve hem de en seçkin bir fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Peygamber Efendimiz(asm)’i temsil etmeye çalışıyordu.
 
Burada Hz. Aişe(ra)’nin yaşı ile ilgili de kısa bir açıklama yapmaya çalışalım. Yaptığımız araştırma sonucunda şu gelen bilgilere ulaşmış bulunuyoruz.
 
“Hz. Muhammed henüz Mekke de iken ve bende oynayan bir çocuk iken: “Onların vadeleri kıyamettir. Kıyamet ne dehşetli ve ne acıdır!” mealindeki ayet inmişti…(Buhari 1.cilt Telifil Kur’an bahsi) ” Bu sure Mekke devrinin birinci döneminde(4. yıl) inmiştir. Hz.Aişe validemiz bu sure ve ayetleri net olarak hatırladığına göre, olayları ayrıntılarıyla hatırlayabilmek ve sokakta oynayan bir çocuk olması için en az beş veya altı yaşında (veya daha büyük) olması gerekir. Kamer suresi Mekke devrinin dördüncü yılında indiğine göre dördüncü yılda beş-altı yaşında olması gerekmektedir. Ayrıca Kız kardeşi Esma; Kardeşi Esma Abdullah bin Zübeyir’in annesidir. Esma yüz yaşına kadar yaşamış ve Hicretin 73. yılında vefat etmiştir. Hz. Aişe validemizden on yaş daha büyüktür. Hz. Ebu Bekir (r.a) kızı Esma ve oğlu Abdullah Abdul Uzza’nın kızı Kayleden,Hz. Aişe ile Abdurrahman ise Ümm-i Rümandan doğmuşlardır. Hz. Esma yüz yaşında ve hicri 73. yılda öldüğüne göre hicret esnasında 27 yaşında olması gerekir. Bundan on yaş küçük olan kardeşi Hz. Aişe validemizin de 17 yaşında olması gerekir ki bu da aşağı yukarı Buhari de Hz. Aişe’nin kendi hadisindeki ifadeye uygun düşmektedir. Rasûl-i Ekrem, Hicretin ilk senesi Hazreti Âişe ile evlendi. Hz. Aişe validemiz peygamberimizle dokuz yıl beraber yaşamıştır.
 
Hz. Peygamberin evliliği, vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin peygamberimizle evlendiği yaşın 17-18 olduğu ortaya çıkar. Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı saadet” kitabında geçer. Ayrıca bakınız: (Hatemü’l enbiya Hz. Muhammed ve hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)
 
Mişkât sahibi der ki: Hazreti Âişe’nin hemşiresi Esma, Hicret esnasında 27 yaşında idi. Aişe’den on yaş büyüktü. Hazreti Aişe de, Esmadan on yaş küçük olduğuna göre, Hicrette onyedi yaşındaydı.[7] Rasül-i Ekremle evlendiği zaman, 18 yaşında bulunuyordu. Hazreti Âişe’nin altı yaşında nişanlandığı, dokuz yaşında nikâhlandığı hakkındaki rivayetler doğru değildir, tarihî hakikitlere aykırıdır. Hz. Aişe’nin ablası Esma, ondan yaklaşık 10 yaş büyüktü. Hz. Aişe evlendiğinde Hz. Esma’nın yaklaşık 30 yaşında olduğu rivayet ediliyor. Buradan Hz. Aişe’nin evlendiğinde 18-20 yaşlarında olduğu sonucuna varılmaktadır


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 497

Sözlerin en güzeli Kurandır.. ( ZUMER 23 )


"Hatice, Peygamber (s.a.v.), Medine'ye gitmeden 3 yıl önce vefat etti. Ondan sonra 2 veya 2 seneye yakın bir müddet bekledikten sonra Âişe ile 6 yaşındayken evlendi, 9 yaşına bastığında onunla zifafa girdi."

(Bu hadisi Buhârî (nikâh 38-39, VI, 134; 57-59, VI, 139; 61, VI, 140), Muslim (nikâh no. 69-72, s. 1038-9), Ebû Dâvud (no. 2121,4933-7), Nesâî (nikâh 29/1-3, VI, 82) ve İbn Mâce (no. 1876), Hisâm b. Urve an ebîhî an Âişe asl-ı senedi ile tahrîc ettiler. Rudani,Büyük Hadis Kulliyatı, Cem’ul-fevaid, İz Yayıncılık: 2/227)

"Allah Rasulu (s.a.v.), benimle ben 6 yaşımdayken evlendi (nişan¬landı). Medine'ye geldik. Haris bin el-Hazrecoğullarında konakladık. Sıtmaya yakalan¬dım. Saçlarım döküldü, (iyileşince) yine uzadı. Ben salıncakta arkadaşlarımla sallanıp oynarken annem Ummu Rûmân bana geldi. Benden ne istediğini bilmeden yanma vardım. Elimden tutup beni evin kapısında durdurdu. Ben soluk soluğa idim. Nerdeyse kalbim du¬racaktı. Biraz su alıp yüzüme ve başıma sürdüm. Beni eve soktu. Evde bir takım Ensâr hanımları vardı.
«Hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun!» dediler.
Annem beni onlara teslim etti. Üstümü başımı düzelttiler. Çok geçmeden Allah Rasulu (s.a.v.)'i orada görünce irkildim. Beni hemen ona teslim ettiler. Ben o zaman 9 yaşındaydım."

(Bu hadisi Buhârî (nikâh 38-39, VI, 134; 57-59, VI, 139; 61, VI, 140), Muslim (nikâh no. 69-72, s. 1038-9), Ebû Dâvud (no. 2121,4933-7), Nesâî (nikâh 29/1-3, VI, 82) ve İbn Mâce (no. 1876), Hisâm b. Urve an ebîhî an Âise asl-ı senedi ile tahrîc ettiler. Rudani, Büyük Hadis Kulliyatı, Cem’ul-fevaid, İz Yayıncılık: 2/226-227.)




Bu hadise dayanan İslâm ulemâsı, küçük yaşta bulunan kız çocuğunun babası tarafından nikahlanabileceği hükmünü çıkarmıştır. Nevevî, bu cevaz hususunda İslâm ulemâsının icma ettiğini belirtir. Hanefîlere göre bu câizdir. Ancak kızın buluğa erince seçme hakkı vardır, dilerse kabul etmeyebilir. Bu hakkını daha önce kullanamaz. Şâfiî, Mâlikî gibi Hicaz ulemâsı bu seçme hakkını tanımazlar. İmam Şâfiî, Mâlik, Ahmed, Ebu Yusuf gibi birkısım ulemâ buluğa ermeyen küçüğü nikahlama yetkisine sadece babanın sahip olduğunu, diğer velilerin bu hakka sahip olmadığını söylerler. Ebu Hanife, Evzâi ve diğer birkısım ulemâ velilerin de evlendirebileceğine hükmetmiştir


artık daha fazla dayanamayıp hadisleri ve dolaylı yoldan ehli putlardan ( mezhep ) bir takım görüşleri inkar etmeye başladığına göre sende gelişme olmaya başlamış anlaşılan gözlerim yaşardı. sonunda biraz aklın ve vicdanın sesini dinlemeye başladın. yalnız daha yukardaki konuda olduğu gibi daha pek çok konuda çarpıtılan hadisler var. o yüzden bi daha her hadisten hüküm çıkar diye ve ayetler bu hadislere göre nesh olabilir diye ortaya çıkma. yoksa seni aynı bu defa olduğu gibi pek çok defa kendinle çeliştiririm haberin olsun Gülümseme
bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme



-------------------------

-------------------------
-Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim
-Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
- Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."

furkan süresi 28-30
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1341

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Alıntı
artık daha fazla dayanamayıp hadisleri ve dolaylı yoldan ehli putlardan ( mezhep ) bir takım görüşleri inkar etmeye başladığına göre sende gelişme olmaya başlamış anlaşılan gözlerim yaşardı. sonunda biraz aklın ve vicdanın sesini dinlemeye başladın. yalnız daha yukardaki konuda olduğu gibi daha pek çok konuda çarpıtılan hadisler var. o yüzden bi daha her hadisten hüküm çıkar diye ve ayetler bu hadislere göre nesh olabilir diye ortaya çıkma. yoksa seni aynı bu defa olduğu gibi pek çok defa kendinle çeliştiririm haberin olsun
bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun

biz senin gibi sefil bir kınayıcının kınamasanından korkacak kadar korkak değiliz sahte müslüman.mezhebin görüşlerini inkar eden kim benim yazdıklarımın hepsi mezhebimimin görüşleri
BUHARİDEKİ 6 VE 9 YAŞ RİVAYETİNİN İÇ YÜZÜ:
Peki Hz. Aişe’den rivayet edilen, 6 yaşında nişanlanma, 9 yaşında evlenme meselesini, mezkur karşı delillerle nasıl te’lif edeceğiz. Lisan-ul Arap’a bakıldığı takdirde, Arapça’da 11’den 19’a kadar olan sayılar kullanılırken, “birler” hanesi kullanıldığı takdirde “onlar” hanesinin de kastedildiğinin anlaşılmasının gerektiği ifade edilmektedir. Bir bedevi, “şunu bir yap” dediği zaman, “cebimde on dirhem var, bir dirhem de sen ver ” dediği zaman, “cebimdeki para onbir” olsun demek istemektedir. Hz.Aişe, Arapçayı en edebî konuşan hanımlarından biridir. Arapçadaki bu özelliği kullanarak 6 ve 9 yaşla, 16 ve 19 yaşı kasdettiği anlaşılmalıdır. Burada bir şeyi daha zikredelim; Hz. Aişe, “Çocuklarınıza şiiri öğreterek dillerini tatlandırın.” buyurmaktadır.

Yani Hz. Aişe 16 yaşında nişanlanmış, 19 yaşında da evlenmiştir.




-------------------------
« Son Düzenleme: 30 Temmuz 2012, 02:15:01 ÖS Gönderen: huseyn »

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1672


bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme

Selamlar,

Yukarıda aslında huseyn kardeşimizin rivayetler konusundaki kabulünde nasıl çelişkiler olduğunu gösterme imkanını yakalamışken, sen kendi egonu tatmin etmek için, o bilgiyi kullanarak, kardeşimize yanlışını gösterme imkanını yok ediyorsun.

"bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme" demişsin.

İmzanda yine aynı tahrik edici uslüpta yazılar...

Senin amacın üzüm yemek olmalı, hataları efendice gösterip, giderilmesine yardımcı olmalı, yanlış düşünen, yanlış iddia edeni dövmeye çalışmak olmamalı...

Karşılıklı sataşmalar ve çirkin sözleriniz yüzünden konu paylaşmaktan çok, kişisel gelibiyetler peşinde koşulan diğer forumlar izlenimi vermeye başladınız.

Artık, yazışacaksanız din üzerinden, bilgilerin doğru yada yanlışlığını ortaya koyarak yapın...

"Seni şuraya sokuyorum, şurdan çıkarıyorum, bağışlıyorum"  şeklinde şahsi kısımları bırakın, bilginizi ortaya koyun, insanlar faydalansınlar.

aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 497

Sözlerin en güzeli Kurandır.. ( ZUMER 23 )


bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme

Selamlar,

Yukarıda aslında huseyn kardeşimizin rivayetler konusundaki kabulünde nasıl çelişkiler olduğunu gösterme imkanını yakalamışken, sen kendi egonu tatmin etmek için, o bilgiyi kullanarak, kardeşimize yanlışını gösterme imkanını yok ediyorsun.

"bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme" demişsin.

İmzanda yine aynı tahrik edici uslüpta yazılar...

Senin amacın üzüm yemek olmalı, hataları efendice gösterip, giderilmesine yardımcı olmalı, yanlış düşünen, yanlış iddia edeni dövmeye çalışmak olmamalı...

Karşılıklı sataşmalar ve çirkin sözleriniz yüzünden konu paylaşmaktan çok, kişisel gelibiyetler peşinde koşulan diğer forumlar izlenimi vermeye başladınız.

Artık, yazışacaksanız din üzerinden, bilgilerin doğru yada yanlışlığını ortaya koyarak yapın...

"Seni şuraya sokuyorum, şurdan çıkarıyorum, bağışlıyorum"  şeklinde şahsi kısımları bırakın, bilginizi ortaya koyun, insanlar faydalansınlar.

aorskaya


aorskya kardeş ben herkesle anladığı dilden konuşma taraftarıyım. bu huseyin denen zatın ise anladığı dil maslesef bu.

çelişki gösterme imkanını yakalamışken diyorsun ama ben sana huseyin gibi kişilerin karakterini anlatıyımı ?

huseyindeki kişilik ; hz. musanın mucizesine rağmen inanmayan ve hz. musayı büyücüklükle suçlayan firavunun kişiliği var .

                          mucize isteyip duran müşriklere karşı kuranın verdiği cevabta , sanki mucizeyi görse inanacaklar dediği gibi. sende bu arkadaşa istediğin kadar hakkı getir bu         arkadaş inancak falan değil.

ben bu mezhep perestlik ( put perestlik ) ği kafamda temizleyene kadar yıllarca uğraştım. aklı özgür , kalbi cesur ve kılavuzu kuran olmayan kişinin bu pislikten kurtulması imkansız bişey. kalbi mühürlenmiş birine sen istersen güneşi 2 den ortaya böl yine onu bildiğinden döndüremezsin. kurandan anladığım kadarıyla gerek huseyin gibi gerekse onun zihniyetindeki kişilerin itikadı özelliklerini incelersen pek çoğunun kalbi mühürlenme ihtimali oldukça fazla. o yüzden kuran nasıl ki böyle kişileri bana havale et onun hesabını ben görürüm sen bunlardan uzak dur demişse peygambere. benimde sana tavsiyem dostum böyle kişilere bişey inandırmaya çalışacam diye uğraşma. boşu boşuna kendini yorarsın ve zaman israfı olur o kadar Gülümseme

yoksa onun bişeyi görme isteği olduğunu biliyim , ben ona yüzlerce binlerce kaynaklı ispatlar getiririm. onun böyle bi amacı falan yok. arkadaşa bi soru sormuşsun yaşla ilgili hadislerle ilgili ne düşünüyorsun diye. onun sana vereceği kaçamak cevapları ben biliyorum. sende görüceksin cevabını alınca. ve benim ne kadar haklı olduğumu anlıyıcaksın Gülümseme

bu arada hadislerin iç yüzünü falan anlatmışya bu arkadaş resmen komedi filmi gibi ya Gülümseme inanın çok güzel hareketleri izlerken bile bu kadar çok gülmemiştim Gülümseme birler hanesiyle onlar hanesi kast ediliyormuş haa sallamayaa bakk hizaya gel Gülümseme senin bu bildiğin şeyleri arapçayı bilen ve müctehid diye diye ilan ettiğiniz mezhebinizin imamları ne diye görememişde islamda sübyancılık sünnettir diye hüküm daha doğrusu hüküm sapıklığı veyahutda sapık hüküm vermişler o zaman ?  tamam tamam bu defa çözdüm ben seni , babanın en akıllı uşağı sensin heralde , çok uyanık olduğuna görede karadenizli olmalısın. ama bişey diyimi bu kadar döneklikle bu kadar cahillikle ve bu kadar körlükle senin sonunu ben hiç iyi görmüyom , bu dine sapıklık olan sübyancılığı sokan ve senin taptığın zihniyet er yada geç Allah huzurunda hesaba çekilecekler. o zaman sende senin zihniyetinde sevgili peygamberimiz hz. muhhamed ( a.s ) e yaptığınız bu iftiraların ve ona sapıkça haraketleri yakıştırmanızın cezasını çekeceksiniz hiç şüpheniz olmasın !


-------------------------
« Son Düzenleme: 30 Temmuz 2012, 03:58:31 ÖS Gönderen: paradoks »

-------------------------
-Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim
-Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
- Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."

furkan süresi 28-30
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1672


bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme

Selamlar,

Yukarıda aslında huseyn kardeşimizin rivayetler konusundaki kabulünde nasıl çelişkiler olduğunu gösterme imkanını yakalamışken, sen kendi egonu tatmin etmek için, o bilgiyi kullanarak, kardeşimize yanlışını gösterme imkanını yok ediyorsun.

"bu arada yukardaki yazdığın görüşünle seni sübyancılıktan çıkarıyorum. hadi gözün aydın olsun Gülümseme" demişsin.

İmzanda yine aynı tahrik edici uslüpta yazılar...

Senin amacın üzüm yemek olmalı, hataları efendice gösterip, giderilmesine yardımcı olmalı, yanlış düşünen, yanlış iddia edeni dövmeye çalışmak olmamalı...

Karşılıklı sataşmalar ve çirkin sözleriniz yüzünden konu paylaşmaktan çok, kişisel gelibiyetler peşinde koşulan diğer forumlar izlenimi vermeye başladınız.

Artık, yazışacaksanız din üzerinden, bilgilerin doğru yada yanlışlığını ortaya koyarak yapın...

"Seni şuraya sokuyorum, şurdan çıkarıyorum, bağışlıyorum"  şeklinde şahsi kısımları bırakın, bilginizi ortaya koyun, insanlar faydalansınlar.

aorskaya


aorskya kardeş ben herkesle anladığı dilden konuşma taraftarıyım. bu huseyin denen zatın ise anladığı dil maslesef bu.

çelişki gösterme imkanını yakalamışken diyorsun ama ben sana huseyin gibi kişilerin karakterini anlatıyımı ?

huseyindeki kişilik ; hz. musanın mucizesine rağmen inanmayan ve hz. musayı büyücüklükle suçlayan firavunun kişiliği var .

                          mucize isteyip duran müşriklere karşı kuranın verdiği cevabta , sanki mucizeyi görse inanacaklar dediği gibi. sende bu arkadaşa istediğin kadar hakkı getir bu         arkadaş inancak falan değil.

ben bu mezhep perestlik ( put perestlik ) ği kafamda temizleyene kadar yıllarca uğraştım. aklı özgür , kalbi cesur ve kılavuzu kuran olmayan kişinin bu pislikten kurtulması imkansız bişey. kalbi mühürlenmiş birine sen istersen güneşi 2 den ortaya böl yine onu bildiğinden döndüremezsin. kurandan anladığım kadarıyla gerek huseyin gibi gerekse onun zihniyetindeki kişilerin itikadı özelliklerini incelersen pek çoğunun kalbi mühürlenme ihtimali oldukça fazla. o yüzden kuran nasıl ki böyle kişileri bana havale et onun hesabını ben görürüm sen bunlardan uzak dur demişse peygambere. benimde sana tavsiyem dostum böyle kişilere bişey inandırmaya çalışacam diye uğraşma. boşu boşuna kendini yorarsın ve zaman israfı olur o kadar Gülümseme

yoksa onun bişeyi görme isteği olduğunu biliyim , ben ona yüzlerce binlerce kaynaklı ispatlar getiririm. onun böyle bi amacı falan yok. arkadaşa bi soru sormuşsun yaşla ilgili hadislerle ilgili ne düşünüyorsun diye. onun sana vereceği kaçamak cevapları ben biliyorum. sende görüceksin cevabını alınca. ve benim ne kadar haklı olduğumu anlıyıcaksın Gülümseme

Selamlar,

paradoks, bazen sen de tam eleştirdiğin kardeşimizin durumuna düşüyorsun anlamamk konusunda!

Sevgili kardeşim, karşında kim olursa olsun, tebliğin de cihadında bir ilmi, adabı var yahu... Sen şimdi hüseyn kardeşle cihad ettiğini söylesen bile, ona misliyle cevap vermelisin. Kısas gereği budur. Mislini aşan karşılıklar seni zora sokar.

ÖZETLE;

1- Kim neye, nasıl inanırsa inansın, sadece yaşamakla kalıyorsa, hiç bir şey yapamazsın.

2- Kişiler, dine ve dindara saldırıyorsa, saldırı ne şekilde ona aynıyla ve aynı oranda karşılık vermek gerekir. Fazlası müslümana yakışmaz, yapamaz.

3- Sen, Firavun örneğini verirken, Firavuna bile Peygamber gönderildiğini ve - “ Firavuna gidin  .Ona yumuşak söz söyleyin.” (Ta-ha -43,44) dendiğini hatırlamalısın.

Şimdi, lütfen anla artık ve daha fazla kendini zora sokmadan, hem yazanlara karşı üslubunu düzelt, hem de imzanı... Kaldıki, huseyn kardeşim müslümanım diyen birisi ve takiyye yaptığını da sanmıyorum. Belki, tarikat gibi bir bağı, yada mezhepler gibi alışkanlığı yüzünden kurana gereği gibi yaklaşmıyor olabilir ama yanlışları mantıklı olarak ortaya kondukça görebilir, o göremese de başkaları yanlışları ve doğruları görebilir.

Musa peygamberin Firavun'un ayağına gönderilişini iyi düşün ve anlamaya çalış...

Eleştiriler yıkıcı değil yapıcı olmalıdır.

selamlar
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1341

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Alıntı
senin bu bildiğin şeyleri arapçayı bilen ve müctehid diye diye ilan ettiğiniz mezhebinizin imamları ne diye görememişde islamda sübyancılık sünnettir diye hüküm daha doğrusu hüküm sapıklığı veyahutda sapık hüküm vermişler o zaman ? 

dingil dingil konuşmasana nerede sünnetmiş.evlilikle ilgili böyle bir sünnet nerede varmış.hangi müçtehid söylemiş?Hade söylede birazda biz gülelim.


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 497

Sözlerin en güzeli Kurandır.. ( ZUMER 23 )


Alıntı
senin bu bildiğin şeyleri arapçayı bilen ve müctehid diye diye ilan ettiğiniz mezhebinizin imamları ne diye görememişde islamda sübyancılık sünnettir diye hüküm daha doğrusu hüküm sapıklığı veyahutda sapık hüküm vermişler o zaman ? 

dingil dingil konuşmasana nerede sünnetmiş.evlilikle ilgili böyle bir sünnet nerede varmış.hangi müçtehid söylemiş?Hade söylede birazda biz gülelim.

düne kadar , hadis kitaplarının = sünnet olduğunu söyleyen siz ehli_sünnet ler değilmiydiniz ? ayretten bu rivayetlere göre 6 yaşında evliliği caiz gören ve bu yönde hüküm verende ben değil siz ehli_sünnetlerin imamları değilmi ?


-------------------------

-------------------------
-Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim
-Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
- Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."

furkan süresi 28-30
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1672


Hz Muhammad as Ayşeyle evlendiğinde, ayşe valdemizin yaşı 14 veya 16 yaş arasında olması lazım
kuranda evlilikte reşit olma şartı konulmuştur
Rivayetler tutarsız ve birbiriyle çelişkiler ile dolu o yüzden bu çelişkilere itibar etmiyorum
peygamberimizin Kuranın hükmünü çiğneyiceğini ben şahsen düşünmem
artı parantez eski zamanda reşit olma yaşı kızlar ilk adet gördüğünde erkekler ise cünüb olmduğu zaman başlar  Kahkaha
saygılar

Siz reşitliği cinsel ergenlikle karıştırmışsınız!

Reşitlik, kişinin kendi iradesiyle kendini yükümler altına sokabilme akıl ve yeteneğine ulaşmasıdır.Bu nedenle, zeka özürlüler cinsel ergenliğe erişse bile reşit olamazlar.

Ayrıca kurandaki reşitlik, insanların medeni kanunlarındaki reşitlikten çok daha fazla kapsamlıdır.

selam
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1341

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


sana göre deli dediğin aslında hasta bir çok insan evlidir evlenir çoluk çocuk sahibi olur.bu gün şizofrende sakattır , elleri ve kolları olmayanda sakattır.benim tanıdığım insanlar var böyle ve mutlulular.insan hasta olabilir.sen evlendin ve şizofren oldun ne yapacan eşin seni boşasa çok mu güzel dine uygun.atmayalım kafadan.hayat böyle değil.
Ayrıca kanatlı balık vatandaşı gülerekte olsa doğru söylemiş eskiden buluğa erince evlenen eski dediğimde 50-60 yıl öncesi bir çok insan var bunların hepsi haram mı işlemiş yani devir değişti diye.
hem nerede 18 yaş sınırı var kuranda olgun olmayanlardan kasıt 18 yaş mı yani bu adama  göre değişir kimi elli yaşında bile olgun değildir,aorskaya arkadaş.
hem siz namaz 2 mi 3 mü dört mü beş vakit mi onu bir çözün mealinizden.


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1672


sana göre deli dediğin aslında hasta bir çok insan evlidir evlenir çoluk çocuk sahibi olur.bu gün şizofrende sakattır , elleri ve kolları olmayanda sakattır.benim tanıdığım insanlar var böyle ve mutlulular.insan hasta olabilir.sen evlendin ve şizofren oldun ne yapacan eşin seni boşasa çok mu güzel dine uygun.atmayalım kafadan.hayat böyle değil.
Ayrıca kanatlı balık vatandaşı gülerekte olsa doğru söylemiş eskiden buluğa erince evlenen eski dediğimde 50-60 yıl öncesi bir çok insan var bunların hepsi haram mı işlemiş yani devir değişti diye.
hem nerede 18 yaş sınırı var kuranda olgun olmayanlardan kasıt 18 yaş mı yani bu adama  göre değişir kimi elli yaşında bile olgun değildir,aorskaya arkadaş.
hem siz namaz 2 mi 3 mü dört mü beş vakit mi onu bir çözün mealinizden.

Bayılıyorsun değilmi saçmalamaya?

Sen hiç bir zaman adamakıllı düşünmeden laf etmemen gerektiğini nasıl öğrenebilirsin? İpucu ver de ona göre davranalım.

1- Deliler evlenemez, evliliğin farkında olmayan, sorumluluklarını ve sonuçlarını akıl edemeyenler evlenemez.
2- Zeka özürü dışındakilerle ilgili evlenemeyeceğine ilişkin sözüm mü varda, bunları yazıya taşımışsın? Sen, zeka özürünün, diğer özürlerden çok farklı olduğunu anlayamıyormusun?
3- Birilerinin deli olarak evlenmesi ile sonradan delirmesi arasındaki farkı biraz düşünürsen kavrayabilirsin herhalde... Bana yeniden anlattırma şimdi.
4- yakın zamana kadar büluğa eren kızları kadın olarak alan yaşlı erkekler var diye bunu onaylamakmı gerekiyor. Kurana göre olgun nolmayan taraflar evlenemz. Bu kadar basit. Kuranı terk edebilen, umursamayanlar için bu geçerli değil. Kuranı dikkate almamaya devam edeceksen bu konuda sen de rahat olabilirsin. Kız çocuğu alabilir, kız çocuğunu da ona sormadan 9 yaşında 50-60 lık birine verebilirsin... Sonra da bun din sanıp sevinirsin... Akıl özürlülerden bir daha bahsetmeme gerek kalmıyor bu durumda...
5- Sen nasıl bir insansın, gerçekten çözmek güç! 18 yaşı ben yazmadan, ima bile etmeden bana 18 yaşı yazmışım gibi soru sorman ilginç... Sen, halusinasyon falanmı görüyorsun? Uçuyormusun? Normal değilsen, bizi ikaz etde ona göre boşa dil dökmeyelim değilmi!
6- utanmaz adamlığa devam et... sen bilmediğin arapça ile olan kurandan ezberleyerek namaz kılmaya devam et... Yabancı dildeki bir kullanma kılavuzu ile basit bir elektronik cihazı verimli çalıştırmak için kendi dilinde çeviriye ihtiyaç duyan sen, hayatını yaşamak zorunda olduğun kurana karşı dilini bilmesende olur diyen biri konumuna düştüğünü gör...

selamlar...
aorskaya



-------------------------
« Son Düzenleme: 31 Temmuz 2012, 04:54:08 ÖS Gönderen: aorskaya »

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 497

Sözlerin en güzeli Kurandır.. ( ZUMER 23 )


hem siz namaz 2 mi 3 mü dört mü beş vakit mi onu bir çözün mealinizden.

bende sana hadislerden çözeceğin bi ödev vereyim bakalım ne yapacaksın.

İbni Abbas (R.Anhüma) şöyle dedi: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem öğle ile ikindiyi ve akşamla yatsıyı birleş­tirdi. Ne korku vardı, ne yolculuk.[31]“

İbni Abbas (R.Anhüma) şöyle dedi: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de öğle ile ikindiyi birlikte kıldırdı. Ne korku vardı, ne yolculuk.”

Hadisin ravilerinden Ebu’z-Zubeyr dedi ki, Saîd b. Cubeyr’e, ”O bunu niye yaptı?” diye sordum. Dedi ki; İbni Abbas’a senin bana sorduğun gibi sordum, şöye dedi; «İstedi ki, ümmetinden kimseye sıkıntı vermesin.»[32]

İbni Abbas şöyle dedi: «Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de öğle ile ikindiyi akşamla yatsıyı birleş­tirdi. Ne korku vardı, ne yağmur.»

(Hadis ravilerinden Veki’i şu ilavede bulunmuştur) İbni Abbas’a dedim ki; “Bunu niye yaptı?” Şöyle dedi: «Ümmetini sıkıntıya sokmamak için.»

Ebû Muaviye’nin rivayetinde de şu vardır: İbni Abbas’a dendi ki, “Bununla maksadı neydi?“ Şöyle dedi: “İstedi ki, ümmetini sıkıntıya sokmasın.”[33]

Amr, Cabir b. Zeyd’in İbni Abbas’tan şöyle bir rivayette bulunduğunu söyle­miştir : “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte sekiz rek’at bir arada, yedi rek’at bir arada kıl­dım.”

Dedim ki; “Ebu’ş-Şa’sa! herhalde öğleyi geciktirdi ikindiyi öne aldı. Akşamı geciktirdi yatsıyı öne aldı.” O, «Bende öyle zannediyorum.» dedi.[34]

İbni Abbas (R.Anhüma) şöyle dedi.: «Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de yedi ve sekiz kıldırdı. Öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı» [35]

Akşam ile yatsı birleşince yedi, öğle ile ikindi birleşince sekiz rek’at olur.

Abdullah b. Şakîk diyor ki; Abdullah ibni Abbas bir­gün ikindiden sonra bize konuşma yaptı. Güneş battı, yıldızlar or­taya çıkmaya başladı. İnsanlar ona; «Namaz! Namaz!» diye seslendiler. Benû Temîm’den bir adam geldi, ciddi ve dimdik bir şekilde «Namaz! Namaz!» (dedi.) İbni Abbas dedi ki; «Sünneti bana mı öğretiyorsun be anasız.» Sonra şöyle devam etti: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı birleştirdiğini gördüm.»

Abdullah dedi ki; «Bu benim içimi kemirdi. Ebu Hureyre’ye gittim ve sor­dum; onun sözünü tasdik etti.»[36]

Müslim’in ibni Abbas’tan yaptığı bir diğer rivayet şöyledir:

“Biz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iki namazı birleşti­rirdik.”[37]


[31] Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 49-(705)

[32] Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 50-(705)

[33] Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 54-(705)

[34] Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 55-(705)

[35]Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 56-(705).

[36]Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 57-(705).

[37] Müslim, Salât’ul-müsâfirîn, bâb 6, hadis no 58-(705).

peki ehli_sünnet arkadaşlar. peygamberimiz hz. muhammed ( a.s ) demişki ümmetime zorluk olmasın demiş. ve birleştirmiş. peki siz niye bu birleştirmeyi yapan şia ları neden kafirlikle suçluyorsunuz ? ve peygamberimizin verdiği bu ruhsatı siz ve mezhebinizin imamları kim oluyor ki engel oluyor. peygamberin sözümü önemli ? yoksa mezhep imamlarının sözümü önemli ? neden insanlara namazları cem etme sünnetde vardır. dileyen birleştirebilir demiyorsunuz ? sözde peygamberimizi çok seviyorsunuz ama ne Allahın hükmüne tabi oluyorsunuz nede peygamberimiz hz. muhammedin hükmüne tabi oluyorsunuz. canınız kimi isterse gönlünüz kime hoş varırsa onun hükmünü alıyorsunuz. böyle din olmaz. din diye inandığınız şey bir oyuncak olmuş sizlerin elinizde..


ayrıca  , kuranda salatın vakitleri bellidir. karar veremeyenler mezhebe uydurmak için uğraşıp duran zihniyettir. kuranda salat 2 vakittir.

sabah salatı ( fecr )

akşam salatı ( işa )

bu iki salatda zaten kuranda isimleriyle birlikte verilmiştir. bu ikisinin dışında farz olan vakit salatı yoktur. diğer yapılan salatlar sünnettir. zaten şu anki vakitler sünnetle yani hadis kanalıyla gelen rivayetlerden alınmıştır. 5 vakit salat kuranda asla yoktur. şimdi sen benim sözüme itibar etmiyiceğin için , din için hapislere düşmüş , ömrü hapislerde kuran çevirmekle geçmiş birin sözünü alıntı yapayım. ki senin kafana daha iyi girmiş olsun.

isra süresi ,

78- Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl , sabahleyin Kur'an okumayı da ihmal etme. Çünkü sabahleyin okunan Kur'an'ı izleyen (melek)ler vardır.

Ayette geçen "dülükûş-şems" kavramı, güneşin batmaya yüz tutmasıdır. Buradaki namaz emri sadece peygamberi ilgilendirmektedir. Farz namazlara gelince, bunların Peygamberimizin -salât ve selâm üzerine olsun- mütevatir hadisleri ve tevatüre dayalı ameli sünneti tarafından belirlenen vakitleri vardır...

alıntı : seyyid kutub /  FIZILAL´IL KUR`AN TEFSIRI

neyse ben kuranda vaktin cevabını verdim. sen hadis kitaplarındaki şu namazları cem etme olayının bi cevabını ver bakalım şimdi ?[/b]






-------------------------
« Son Düzenleme: 31 Temmuz 2012, 04:52:30 ÖS Gönderen: paradoks »

-------------------------
-Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim
-Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
- Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."

furkan süresi 28-30
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1341

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Ya sen iyice tuhaflaştın.namazların cem edilmesiyle vakit sayıları arasında ne gibi bir benzerlik buldun.orda tek bir namaz mı kılınıyor yine iki ayrı namaz kılınıyor.Bir de şia ya kafir diyenler demişsin ehli sünnet ne zaman kafir diyor ehli kıbleye kafir denmez kaldıki öyle bile olmasa biz alevilere bile kafir demiyoruz.lailahe illah muhammed resulullah diyorlar.sizede kafir demiyoruz.sadece bidat ehlisiniz.o kadar.


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1672


Ya sen iyice tuhaflaştın.namazların cem edilmesiyle vakit sayıları arasında ne gibi bir benzerlik buldun.orda tek bir namaz mı kılınıyor yine iki ayrı namaz kılınıyor.Bir de şia ya kafir diyenler demişsin ehli sünnet ne zaman kafir diyor ehli kıbleye kafir denmez kaldıki öyle bile olmasa biz alevilere bile kafir demiyoruz.lailahe illah muhammed resulullah diyorlar.sizede kafir demiyoruz.sadece bidat ehlisiniz.o kadar.

Kurana göre dini yaşamayı kabul edenlere karşı, kuranı terkedenlerin kafir dememesi gerçekten çok önemlimi sanıyorsun? İstersen ne dersen de... Kurana göre yaşayanların çok umurunda olacağı, takılacağı sözler olamazlar.

Ama, kuranı terkendenlere, kuranın söylediği sözler, yaptığı nitelemeler bellidir. Adınıza, ehli sünnet yada şia ne derseniz deyin, kurandan ayrıldığınız anda etiketlenmeyi de kabul edin...


Namaz konusuna gelince, cevap veremediğin, sıkıştığın anlanlarda senin bu tip sözleri kullanmana artık alıştık. Sen artık tuhaflaşmıyorsun bile, çünkü o durumdan kurtulabildiğin hatta çabalaman bile söz konusu değil.

Namaz vakitli farzlardandır. Kuranda her namaz kendi vaktinde kılınmalıdır. Namazın cem edilmesi, cem edilen namazlardan en az birinin vakti dışında kılınması demek olurki, buda zamanında kılınmadığı için önemsiz olur.

Ama, sen şimdi, diğer forumdan tanıdık davranışını yine gösterip, namazların cem edilebileceğini fakat aynı zamanda bunların vaktinde kılınmış sayılabileceğini savunursun.

Sinang öyle yapıyordu, yeni kimlik huseyn de aynı kalıba mensup olarak devam ettirir herhalde değilmi?

selam
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1341

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Sen ne sayıklıyorsun kendince hükümler veriyorsun.bak değerli paradoks kardeşin 2 vakit demiş.hem benim ismimin ne önemi var.ha hüseyin ha hasan ha mustafa ha sinan..Takmışsın bir şeye balıklamasına atlıyon.sanane ismimden cismimden.
kendini hemen süpermen pozisyonlarana sokuyon istersen de demeyiz çünkü sizin kaşıntınızı almayız .


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1] 2   Yukarı Git Yanıtla    Anket ekle


Gitmek istediğiniz yer:  

Kuran Dersi | Vakıf Sitesi| Fetva Sitesi | Uygurca Site | Arapça Site | Rusca Site | Azerice Site | İngilizce Site | Almanca Site | SV Yayınları | Platform Sitesi 30 Ağustos 2014, 02:10:31 ÖS
MySQL Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines PHP Kullanıyor