Logo

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Amblem
ANA SAYFAYARDIMGİRİŞ YAPKAYIT DUYURULAR MEAL DİNLE KUR'AN DİNLE
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
29 Kasım 2014, 05:20:39 ÖÖ
Duyurular:
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı Git Yanıtla    Anket ekle
BUNLARA HADİS DİYEN MÜSLÜMAN ÇIKABİLİRMİ?  (Okunma Sayısı 25844 defa)
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


ALLAH'IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN.

Sevgili kardeşlerim,

Bu yazımı her rivayeti hadis kabul ederek, kuranı terk etme pahasına, bunlarla dini yaşayan, yaptığı yanlışları göremeyen kardeşlerime bir bakış açısı yaratması için yazıyorum.

Yazıya katılanlar yada katılmayanlar olabilir. Herkes olumlu yada olumsuz görüşleri ile katkıda bulunursa yararlı olur düşüncesindeyim.

Her zaman doğru olurmu, geçerli olurmu onu bilmem ama, içerik bakımından katıldığım bir söz vardır.

"Zalimler daha çok alimlerden çıkar."

Bu söz üzerine birazcık düşündüğümde sayıca olmasa da zalimliğin şiddeti bakımından alim zalimlarin zulmü daha can yakıcıdır. Diğer kimselerin zulmü, onlara yakıştırıldığı için, bunlar tarafından zulme uğramak biraz daha anlaşılabilir olurken, alimlerin zulüm yapmamaları yönündeki beklentiler yıkıma sebep olabilmektedir.  

İşte bu durum konu din olunca, daha da şiddetli sonuçlar göstermektedir. Peygamber ve Allah'ın isteği aksine din adına eylemde bulunanlar bir de kendilerini çok gerekli şeyler yapmış gibi lanse ederek dindarları yanıltmakta tuzağa düşürmektedir.


BU RİVAYETLERİ HADİS KABUL EDEN HADİS DERLEYİCİLERİ ALİM MİDİR-ZALİM MİDİR?

Peygamber ve Allah'ın koruyup kollamadığı hadisleri, bir takım alimler hangi yetki ile ortaya çıkarıyor, hangi kafayla hadis diyebiliyor?

Saçma sapık rivayetleri yüzleri kızarmadan hadis diye size dayatacaklar, siz de utanmadan  sapık hadis iddialarını bile kabul edip, müslümanım diyeceksiniz öylemi?


Uyanın artık! Gözünüzü açın! Peygambere güya toz kondurmuyormuş gibi davranış sergileyerek; ona hakaret, iftira olan rivayetleri kabul etme yanlışınızı görün.

Dini kurandan öğrenmeniz gerekir, bu alim dediğiniz, peygamber ve Allah'a bir bakıma asi gelen kişilerden değil.

Bu kişiler sapık rivayetleri kitaplarına sokup, size hadis diye dayatırken, siz gözünüzü gerçeklere kapatıp bunları kabul edereken ne duruma düştüğünüzü görün?

İBRETLİK HADİS RİVAYETLERİNE BİR KAÇ ÖRNEK:

1 - AYŞE ANNEMİZE ATILAN İFTİRAYA ÖRNEK:


Hz. Aişe (r.a.) şöyle anlatıyor:
" Eşleri olan bizlerden biri adet gördüğü zaman Allah'ın Resulü (göbekle dizler arasına örten) genişçe bir örtü örtünmesini emreder, sonra da onun göğüslerine yönelirdi." (Nesai, 1,189.)

2- PEYGAMBER EFENDİMİZE İFTİRAYA ÖRNEK:

Erkek, adetli karısının dizkapağı-göbek arasına dokunmadıktan sonra, onunla her türlü cinsel oynaşma yapabilir. Karısının eliyle, ya da vücudunun başka yerleriyle tatmin olabilir ve diz kapağı - göbek arasından da örtü varken yararlanabilir.

Bunda hiç bir sakınca olmadığı gibi, hem kendini boşaltıp haramdan koruduğu, hem de âdetli iken bir bakıma hasta olan ve yalnızlık hissedebilmesi muhtemel bulunan eşiyle ilgilendigi için, bu sevap ve yapılması gereken bir davranıştır.

Efendimizin, bütün hanımlarına, onlar hayızlı iken bu şekilde yaklaştığı rivayet edilmiştir.


3- İMAMLARA İFTİRAYA ÖRNEK:

Hatta bazılarına göre âdetli hanımıyla cima dışında herşeyi yapabilir. Imâm Muhammed bu görüşdedir.

İmam Muhammed, "Kan gelen yerden sakınılması şartı ile her taraftan faydalanılması helaldir." demiştir. İmamı-ı Şafi'de bu görüştedir. Bu durumda kan gelen yerin örtülü olması, açık olmaması lazım. Bunu yapan kimselerin de kendilerinden emin olması gerekir. (bk. İslam Fıkhı Ansiklopedisi; Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan, Gonca Yayınevi, 1993)

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/15675/hayizli-kadin-ile-cinsel-iliskinin-sinirlari-nelerdir.html
 

4 - SAPIKLIĞIN BEDELİ RİVAYETİ:

hanefî, Şafiî ve Malikîlere göre, adetli veya lohusa olan eşiyle cinsel ilişkide bulunan erkeğe keffaret cezası gerekmez. Ancak tövbe ve istiğfar etmesi gereklidir.

Ancak  "Karısıyla hayız halinde, adetin ilk günlerinde ilişkide bulunursa bir dinar, son günlerinde bulunursa yarım dinar sadaka verir." (Nesai, Taharet 182, (1, 153) hadisine göre sadaka vermek iyi olur.
Fıkıh kitaplarında, "Eğer kan kırmızı veya siyah ise bir dinar, sarı ise yarım dinar sadaka vermesi müstehap olur." (Mavsili, el-Ihtiyâr I/28; El-Muhit - Serahsi) denilmektedir. (Bir dînar, yaklaşık 4,5 gr. altın demektir.)


5- SAPIKLIĞA BEDELİN PEYGAMBERİMİZCE BELİRLENDİĞİ İFTİRASI:

Allah Resulu (asm) buyuruyor:
"Karısıyla hayız halinde, adetin ilk günlerinde ilişkide bulunursa bir dinar, son günlerinde bulunursa yarım dinar sadaka verir." (Nesai, Taharet 182)


5- BURADAKİDE;  İMAN EDENLER İÇİN, ALLAH’IN SÖZÜDÜR.

ALLAH'IN KİTABI KURANI KERİMDEN (ANLAMAK İSTEYENLERE)

BAKARA (2) 222.AYET:
"Sana hayızlı ile cinsel ilişkiyi soruyorlar. De ki, bu (her iki tarafâ da) eziyet verici bir şeydîr. Onlar âdetli iken onlardan ayrılın ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Iyice temizlendiklerinde Allah'ın size emrettiği yerden onlara gidin. Allah çok tövbe edenleri ve tertemiz'olanları sever."[/b]

Bu rivayetlerde alimler (!) den alındı.

Hala onların alim olduğunu düşünüyormusunuz?

Buyurun bakalım, azgın-kuduz hadis rivayetlerini KURANIN YUKARIDAKİ EMRİNE RAĞMEN hadis diye savunup, kabul edebilen varmı?

saygılarımla...
aorskaya

not: Burada ele alınacak saçma, sapık, yüz kızartıcı rivayetler olabilecektir. Özellikle hanım kardeşlerimizin affına sığınarak, bunları hadis kabul edenlerin olduğunu göstermek için yazmayı doğru buluyorum.

Hadisler konular uzadığında, yazılar içindekarışabileceğinden, burada listelenerek, sayfa numarası verilmeye çalışılacaktır.

BU SAYFADAN SONRAKİLERDE KONU EDİLEN İFTİRA HADİS RİVAYETLERİ BURADAN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ:

1- SAYFA 2 : 14 Temmuz 2012, 04:27:27 ÖS
“Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.” (Müslim - iman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1)
 
2- SAYFA 3: 23 Temmuz 2012, 05:13:23 ÖS  
“Âdem işlediği günahı işlediğinde başını semaya kaldırdı ve “(Allah’ım) Muhammed hakkı için beni bağışlamanı istiyorum.” dedi.

3- SAYFA 3: 24 Temmuz 2012, 09:37:54 ÖÖ
Allah (cc) ona “Muhammed kimdir?” diye vahiyle sordu. Âdem “Beni yarattığın zaman başımı arşına kaldırdığımda orada “Allah’dan başka ilâh yoktur, Muhammed onun resulüdür.” "لا إله إلا الله محمد رسول الله" yazılı olduğunu gördüm.

4- SAYFA 3:  24 Temmuz 2012, 09:38:32 ÖÖ
Allah ona “Ey Âdem! O senin zürriyetinden gelecek peygamberlerin sonuncusudur. Eğer o olmasaydı seni yaratmazdım (ولولا هو ما خلقتك)” buyurdu.”

5- SAYFA 4:  31 Temmuz 2012, 02:18:44 ÖS
“Size iki şey bıraktım; onlara sarıldığınız sürece ebediyyen yolunuzu şaşırmazsınız. O iki şey Allah'ın kitabı ve Rasulünün sünnetidir.”

Müminler! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sımsıkı sarıldıkça yolunuzu asla şaşırmazsınız. O emanet ALLAH’ın kitabı Kuran’dır ] Buhari, kitabü’l hac, c.4, hadis no:216; Müslim, 15/19 no:1218 )

6- SAYFA 4   02 aĞUSTOS 2012, 10:29:38 ÖS
Peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar, hanımı Zeynep’le cinsel ilişkiye girerdi. [Buhari, Hibe, 8].

GELECEK RİVAYETLER:
sahabeler Hacc’ı bitirip, kadınlarına yönel- diklerinde   cinsel  organlarından   spermler   damlıyordu.[Buhari, Hacc,  81;  Müslim  Hacc,  141]  

Peygamber’imiz 30 erkeğin cinsel gücüne sahipti [Sahihi Buhari].


-------------------------
« Son Düzenleme: 02 Ağustos 2012, 11:12:27 ÖS Gönderen: aorskaya »

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


islamın sancağı altında iffetiyle yaşayan kadınlarımız,analarımız,bacılarımız buyrun..imandan bihaber ehli iman a şataşan sizler.
noldu hayızlıyken cinsel ilişki haramdır.lakin sevişmek sünnettir.ters bir durum mu var.sizler pislendi kadın diye itin ve hasta insanla ilgilenmeyin,bir başına bırakın.Allah resulünün sav.her sözünde hikmet vardır.onlar rivayet değil şerefli hadisler altın sözlerdir.ne kadar Kuran günümüze getirilmişse o kadar da sünnet gelmiştir.çünkü getirenler Allah ın izniyle aynı mübareklerdir.yani siz ve sizin gibi mezhepsizler değil.


SELAMUN ALEYKÜM,

"islamın sancağı altında iffetiyle yaşayan kadınlarımız,analarımız,bacılarımız buyrun..imandan bihaber ehli iman a şataşan sizler." demişsin.

Ben de aynı daveti herkese yapıyorum.

Şimdi bunları;

hadis, sünnet diye savunanlarmı iman sahibi olurlar, yoksa, bunlar sünnet olamaz, peygambere ve eşleri olan annelerimiz, imamlar başta olmak üzere gerçek müslümanların hepsine hakarettir diyenlermi iman sahibidirler?


Konu başlığı altındaki bu anlatımlara rağmen, Yukarıdaki gibi yazılarla bunların hala sünnet olduğunu savunabilen müslüman kardeşlerimiz(!) de olabiliyor? İmansızların bile kabul edemediği durumları kurana ters olmasına rağmen savunabilenlere ne denmesi gerekir?

1- Aklı başında değilken, aklı uyuşukken dinden konuşan birisi,

2- Dinden ilgili konuda yeteri bilgiye sahip olmadan konuşan birisi,

3- Rivayetler dini yaşamaktan memnun olan ve kuran dinini yaşamak zor gelen kimse,

4- Kuranın önemini kavrayamamış, onun her şeyin üstünde olduğunu anlayamamış kimse,

5- Peygamberin kurana ters sünneti olmayacağını bile düşünmek istemeyen, aslında dini doğru yaşamak konusunda gerçekten kaygıları olmayan kimse,

6- Takiyye yapan, hem dini sakıncaları bilen, hem de müslümanlıktan vazgeçmeyecek şekilde bunlarıda yapmayı arzu eden kimse,

7- Müslümanlık için sadece "kelime-i şahadeti" söylemenin yeterli olduğunu sanan kimse,

8- Kafir yada münafık gibi şirke düşen kimse,

...

buraya eklemek isteyenler yada bunlara itiraz edenler yazsınlar lütfen...

saygılar
aorskaya


-------------------------
« Son Düzenleme: 07 Temmuz 2012, 02:15:57 ÖS Gönderen: aorskaya »

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


islamın sancağı altında iffetiyle yaşayan kadınlarımız,analarımız,bacılarımız buyrun..imandan bihaber ehli iman a şataşan sizler.
noldu hayızlıyken cinsel ilişki haramdır.lakin sevişmek sünnettir.ters bir durum mu var.sizler pislendi kadın diye itin ve hasta insanla ilgilenmeyin,bir başına bırakın.Allah resulünün sav.her sözünde hikmet vardır.onlar rivayet değil şerefli hadisler altın sözlerdir.ne kadar Kuran günümüze getirilmişse o kadar da sünnet gelmiştir.çünkü getirenler Allah ın izniyle aynı mübareklerdir.yani siz ve sizin gibi mezhepsizler değil.


SELAMUN ALEYKÜM,

"islamın sancağı altında iffetiyle yaşayan kadınlarımız,analarımız,bacılarımız buyrun..imandan bihaber ehli iman a şataşan sizler." demişsin.

Ben de aynı daveti herkese yapıyorum.

Şimdi bunları;

1- hadis, sünnet diye savunanlarmı iman sahibi olurlar, yoksa, bunlar sünnet olamaz, peygambere ve eşleri olan annelerimiz, imamlar başta olmak üzere gerçek müslümanların hepsine hakarettir diyenlermi iman sahibidirler?

2- Bu durumda olan kadınlarımızın rahatsızlıklarını, çektikleri eziyeti anlayıp, cinselliklerimizi firenlememiz, onları zora sokmamız, Rabbimizin emrine uygun davranarak, istekleri bu hallerinin geçişine ertelemek gerekir diyenlermi iman sahibidirler, yoksa "ben hayız falan dinlemem, çok sevişgen biriyim, üstelik onları bu hallerinde bile üstün tutup onlara yaklaşıyorum" diyenlermi iman sahibidirler?



Konu başlığı altındaki bu anlatımlara rağmen, Yukarıdaki gibi yazılarla bunların hala sünnet olduğunu savunabilen müslüman kardeşlerimiz(!) de olabiliyor? İmansızların bile kabul edemediği durumları kurana ters olmasına rağmen savunabilenlere ne denmesi gerekir?

1- Aklı başında değilken, aklı uyuşukken dinden konuşan birisi,

2- Dinden ilgili konuda yeteri bilgiye sahip olmadan konuşan birisi,

3- Rivayetler dini yaşamaktan memnun olan ve kuran dinini yaşamak zor gelen kimse,

4- Kuranın önemini kavrayamamış, onun her şeyin üstünde olduğunu anlayamamış kimse,

5- Peygamberin kurana ters sünneti olmayacağını bile düşünmek istemeyen, aslında dini doğru yaşamak konusunda gerçekten kaygıları olmayan kimse,

6- Takiyye yapan, hem dini sakıncaları bilen, hem de müslümanlıktan vazgeçmeyecek şekilde bunlarıda yapmayı arzu eden kimse,

7- Müslümanlık için sadece "kelime-i şahadeti" söylemenin yeterli olduğunu sanan kimse,

8- Kafir yada münafık gibi şirke düşen kimse,

...

buraya eklemek isteyenler yada bunlara itiraz edenler yazsınlar lütfen...

saygılar
aorskaya
[/quote]


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1353

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


SEN NE ÇEKİYON BRADER YA.İMANSIZLAR TABİİ KABUL ETMEYECEK BİR DE SİZ.VALLA GÜZEL SÜNNET,HASTA İNSANIN YANINDA OLMAK,BİR HATADAN DOLAYI KEFFARET ÖDEMEK BUNLAR İSLAMIN GÜZELLİKLERİ..


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


SEN NE ÇEKİYON BRADER YA.İMANSIZLAR TABİİ KABUL ETMEYECEK BİR DE SİZ.VALLA GÜZEL SÜNNET,HASTA İNSANIN YANINDA OLMAK,BİR HATADAN DOLAYI KEFFARET ÖDEMEK BUNLAR İSLAMIN GÜZELLİKLERİ..
Selam,

Şahsen kavga etmeyi bırak artık. Kocaman adamsın ve islamdan konuşuyoruz.
Sünnet dediğin saçmalaıklara yeniden bak.

Ben imansızlar kabul etmiyor demiyorum, dikkat et, kabul edemiyorlar diyorum. Yoksa senin dediğinin aksine imansızlar tamda senin istediklerinin olmasını isterler. Ama, bunu islama male etmeye de çalışınca, kuranla kendilerine islamda bunun oplomadığı kanıtlanınca, onlarda islamda olduğunu kabul edemiyorlar, iddia edemiyorlar diyorum.

Kuranda, adet durumunun rahatsızlık olduğu ve ancak bittikten sonra normal ilişkiye yaklaşılabileceği anlatılırken, sen yukarda cinsel azgınlıklarını bu zamanda bile frenlemek istemeyen insanların, örtülü yada örtüsüz ilişkiye girmesini "güzel "sünnet" diye iddia ediyorsun.

Önce sünnet dediğin anlatımlardaki çelişkileri gör. Birinde; örtü konup başka yerlerinden faydalandırırken, diğerinde ise başka yerlere gerek duyurmadan bilindik birleşmeye cevaz veriyor.

Senin gibi yeterince düşünemeyenler de bunları sünnet diye savunurken, sonra kalkıyorlar, hemen ardından, bir hata işlemişse tabiki para olarak bedelini ödeyecektir, ne var bunda diyorlar?

Hem, hasta kadını güya düşünerek birleştiriyor, sonra bunu hata görüp bedel ödettiriyor.

Bu kadarmı sizin mantık kapasiteniz? Bu mantıklılık değil, dengesizliktir, şaşırmışlıktır, kurandan ayrılmanın sonucunda gelinen zavallı durumlardır.

Önce savunmanda bile, tutarlı olmalısın. Bu iddia ettiğinin doğru olması halinde bedel ödenmeyecek olması gerekir, bedel ödenecek bir şey ise onun aslında yanlış bir şey olduğunun kabul edilmesi gerekir.

Aynı cümlede, tek olay için hem doğrudur, sünnettir deyip, hem de hatadır, bedelin ödenmesi gerekir diyen birisi kendini düzeltmelidir.

Yoksa bizlere, brader diye hitap etse bile, bizim islam inancımıza göre "selam" diyerek karşılık görmesinden sonra, yine aynı tür hitaplara devam etmesi, onun hatasını bile görmek istemediğinin ispatı olur.

selam
aorskaya



-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1353

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Sana artık dokunmayacağım,istediğini yap.şunu bil dengesiz sensin,bizler değil.sen bize dengesiz de biz brader diyoruz bi daha bana böyle hitap etme diyorsun,doğru aslında etmemem lazım sen kardeş dediğin için nezaketen erkek kardeş (birader)demem yanlış.

bak seninle tartışmamızın sonucu:
1-olmayan bir ehli kitap türettin.
2-baş örtüsü yok dedin.
3-hayızlı kadına dokunmak bile günah dedin.
4-ne zaman olgunlaşacaksa olgun olmayanlar evlenemez dedin.
5-meal kurana hemen hemen eş değerdir dedin.
6-türkçe mealden namaz olur dedin.
7-boy abdestti sadece duş almaktır dedin.
8-kuran=islam dedin.
9.namaz asgari 2 rekattır 5 vakittir salli barik yok,teşehhüd yok dedin....v.s


netice:bunların hemen hemen hepsi ya yalnış yada eksik sadece şunu söyleyeyim Kuran islam dinin kutsal kitabıdır.hadisi şerifler ise bu mücizenin en büyük ve önemli açıklamasıdır.sünnetten ayrılan doğru yoldan ayrılmıştır.hadisi şeriflere inanmamak için hiç bir mazeret yoktur.senetler ehil ve güvenilir müslümanlarca incelenmiştir.zaten hadisi rivayet eden her bir ashab ,tabiin,tebe-i tabiin bir senettir.muhteva bakımından ise hadisler acluni v.b tenkide uğramıştır.müslümanlar bu konuları yıllarca tartışmış,araştırmış,incelemiştir.şunuda ifade edelim ki işin ehli olanlar hadisler üzerine komisyon kurup varsa tenkid edebilirler ama zaten tüm bunlar yapılmıştır bundan dolayı şahsen gerekte duymuyorum.ben ashaba ,tabiine,tebe-i tabiine güveniyorum.benim atalarım bunlardır.ben atalarımın dini yaşamak arzusundayım.zira Kuranda resulullah sav e uymak,itaat Allah cc itaat kurana uymaktır diyor.


-------------------------
« Son Düzenleme: 07 Temmuz 2012, 07:43:19 ÖS Gönderen: huseyn »

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


Sana artık dokunmayacağım,istediğini yap.şunu bil dengesiz sensin,bizler değil.sen bize dengesiz de biz brader diyoruz bi daha bana böyle hitap etme diyorsun,doğru aslında etmemem lazım sen kardeş dediğin için nezaketen erkek kardeş (birader)demem yanlış.

bak seninle tartışmamızın sonucu:
1-olmayan bir ehli kitap türettin.
2-baş örtüsü yok dedin.
3-hayızlı kadına dokunmak bile günah dedin.
4-ne zaman olgunlaşacaksa olgun olmayanlar evlenemez dedin.
5-meal kurana hemen hemen eş değerdir dedin.
6-türkçe mealden namaz olur dedin.
7-boy abdestti sadece duş almaktır dedin.
8-kuran=islam dedin.
9.namaz asgari 2 rekattır 5 vakittir salli barik yok,teşehhüd yok dedin....v.s


netice:bunların hemen hemen hepsi ya yalnış yada eksik sadece şunu söyleyeyim Kuran islam dinin kutsal kitabıdır.hadisi şerifler ise bu mücizenin en büyük ve önemli açıklamasıdır.sünnetten ayrılan doğru yoldan ayrılmıştır.hadisi şeriflere inanmamak için hiç bir mazeret yoktur.senetler ehil ve güvenilir müslümanlarca incelenmiştir.zaten hadisi rivayet eden her bir ashab ,tabiin,tebe-i tabiin bir senettir.muhteva bakımından ise hadisler acluni v.b tenkide uğramıştır.müslümanlar bu konuları yıllarca tartışmış,araştırmış,incelemiştir.şunuda ifade edelim ki işin ehli olanlar hadisler üzerine komisyon kurup varsa tenkid edebilirler ama zaten tüm bunlar yapılmıştır bundan dolayı şahsen gerekte duymuyorum.ben ashaba ,tabiine,tebe-i tabiine güveniyorum.benim atalarım bunlardır.ben atalarımın dini yaşamak arzusundayım.zira Kuranda resulullah sav e uymak,itaat Allah cc itaat kurana uymaktır diyor.

selam,

kardeşim, önce sen kardeş anlamında "birader" yazmadığını, sadece "brader" yazdığını gör. Sonra, kardeş demek varken, birader demediğini gör.

Ben, size kendi nitelememi hep kardeşim olarak yaptım. İddia ettiğiniz diğer durumları ise, kuranın isimlendirmesi olarak size yönelttim ve bu isme girdiğinizi, kendinizi kurtarmak için düzeltmenizi ikaz ettim.

Şimdi, maddeler halindeki eleştirilerini aynı yöntemle yeniden anlatayım.

1- ehli kitap türetmedim, ehli kitabın kimler olduğunu açıkladım. Yahudi ve hristiyanları ehli kitap sanan sen ve alimlerine, yahudi ve hristiyanların ehli kitap olmadıklarını kurandan delillerle gösterdim.

2- Kuranda saçları kapatmak, başı kapatmak yoktur.

3- hayızlı kadına dokunmak değil, birlikte olmak yasaktır dedim. Erkekler bu dönem için istekleri olsa dahi hanımlarına anlayış göstermeli, uzak durmalı dedim.

4- Elma, armuttan bahsetmedik. İslamda evlilik için adayların, evliliğin ne olduğunu anlayacak, onun sorumluluk ve sonuçlarını kavrayacak yaşa gelmeleri gerekir dedim. İslamda evlendirme daireleri, mahkemeler her halde olgunlukla ilgili kriterleri ölçüleri belirleyebilirler değilmi? Ama, sadece imam nikahı ile evlenildiğini sananlar olgunlaşmayı kavrayamayıp, küçük çocukları evliliği bilmeseler bile büyüklerinin evlendirmesini kabule zorlayabilirler değilmi?

5- Arapça bilmeyen birinin kuranı ana dilindeki çeviridir dedim. Siz ise, kuranı anlamak için gerekli olan dilinin bilinmesini atlayarak, onun bilinmeden arapça okunmasını savundunuz.

6- Türkçe mealden demedim, herkesin namazda (arapça bilmiyorsa) ana dilinden namazda okunacak ayet ve sureleri okuyabilir, kurandan şablon duaları ana dilinde edebilir dedim. Siz, ise namazda, insan yapımı duaları (namazda sadece kurandan okunacak olmasına rağmen) okunur diyerek, peygamberin namazda okuması mümkün olmayan duaları bile sünnet diye iddia ettiniz. Peygamber, kendi kıldığı namazda, kendisine selam edermi? Kendisini ve ailesini yabancı gibi görerek dua edermi? Bunu düşünün, yanlıştan vazgeçin dedim.

7- Boy abdesti duş almaktır demedim. İyice yıkanmak nasıl olursa öylece vücudun tamamen yıkanmasıdır dedim. Abdestlerin tanım ve tariflerini kurandan delillendirdim. Siz ağıza su alıp tükürerek, burna su çekip sümkürmeyi abdeste neye dayanarak ekliyorsunuz, ibadi şeylere ekleme yapamazsınız dedim.

8- Peygamber zamanında islam = kuran + hadisler + sünnetler iken, peygamberimizin vefatından sonra ise islam = kuran dır dedim. Ancak, kurana ters olmayan her görüştende dini açıklamalar olarak mutlaka faydalanmaya çalışmak gerekir dedim. Kurana ters olanların ise hemen atılmaları gerekir dedim.

9- Kuranda namazlar arasında ayrım olmadan asgari iki rekattır dedim. Namazda kaza yoktur dedim. İnsanlar ne kadar çok namaz kılabiliyorlarsa o kadar kendileri lehine kazanç elde edeceklerinden çok namaz kılmalıdır dedim.

Namazlarda, insan icadı olan, yani kuranda olmayan dualar okunamaz dedim. Sübhaneke, salli, barik, tahiyyat dualarıda insan kaynaklı olduklarından namazda okunamazlar dedim. Ama, bu duaları namaz dışında istediğiniz kadar kullanın dedim.

Yani gördüğün gibi, hadis ve sünnetleri inkar değil, onlara tabi olmak gerekir dedim. Ancak zamanımızda, kuran gibi hadislerde korunmadığı için onların % 100 kesinlikte tespiti mümkün değildir dedim. Bu nedenle kurana ters olmayan her görüşten dini açıklama olarak faydalanılmasını, kurana ters olanların ise hemen çöpe atılmasını savundum.

Rivayetlerin hadis kabul edilmesi, şeytan dostlarının icadına uymak olur, buna dikkat edelim dedim.

Bunları bu zamana kadar böyle yapmayanlar akıllarını kullanarak, düşünerek yeniden değerlendirsinler ve vakit varken kuran merkezli yaşamaya çalışsınlar, yaşamlarını kurana göre yeniden biçimlendirsinler dedim.

Kurtuluş sadece kurandadır, allah'ın ipi olan kurana sarılırsak, içine düştüğümüz bataktan kurtulabiliriz, aksi halde ebedi hayatımızı cehennemde geçirirz dedim.

Rabbimiz"kurandan sorulacaksınız" derken, peygamberimiz "rabbim, ümmetim kuranı terk etti" diyecekken, biz hem tebliğ edilen kuranı yaşamayıp hem de şefaat adıyla peygamberden torpil bekleme yüzsüzlüğüne, akılsızlığına düşmeyelim dedim.

Aslında, sayende konular kısaca bir kere daha toparlanmış oldu.

Şimdi, bunları okuyan sevgili kardeşlerim, bunlar üzerinde iyi düşünüp, akıllarının seçimini yapsınlar ve sonuçlarına razı olsunlar.

saygılar
aorskaya

selam
aorskaya
 


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678



Aslında Mutezile bu tür fikirleriyle ortada iken ve tesiri en geniş bir dönemi yaşarken, hadisler, devâsâ imamlar tarafından, hem de tarihte eşi-emsali görülmedik derecede muhteşem ve itiraza mahal olmayan en ilmî usûllerle tespit ediliyor ve kitaplara geçiriliyordu.

Umum bu mülâhazaları birden nazara alınca, ortaya şöyle bir tablo çıkmaktadır:

Hadisle alâkalı bu iddia sahipleri, ezbere konuşmaktadır. Hemen hiçbiri ilgili temel kaynakları tanımamaktadır. Ve bu eserlerde hangi kriterlerin kullanıldığını, hadislerin ne türlü imbiklerden geçirilerek bir araya getirilip insanlığın istifadesine sunulduğunu, ister metin, ister senet açısından her şeyin nasıl inceden ince bir teste tâbi tutulduğunu kat'iyen bilmemektedir

Selamun aleyküm,

Yukarıda konuya yazılan ilk yazıda; bütün delillerle hadis olmadığı ispatlanmasına rağmen, hadis kabul ettiğin saçmalıkların bu alıntıladığım yazına göre;

1-  tarihte eşi-emsali görülmedik derecede muhteşem ve itiraza mahal olmayan en ilmî usûllerle tespit ediliyor ve kitaplara geçiriliyordu. iddian çerçevesinde, itiraz edemeyeceğimiz şekilde delillerini ortaya koyabilirmisin?

2- hadis toplayanların, hadis rivayetçilerinin eşeklerini aç bırakıp bırakmadıklarına göre, onların doğru yada yanlış hadis naklettiklerine karar vermelerini;

a- doğru buluyormusun?
b- ister metin, ister senet açısından her şeyin nasıl inceden ince bir teste tâbi tutulduğunu bu örnekle sen de görebiliyormusun?

c- Aynı adam eşeği yemlerken görülseydi, yanlış yerine doğru hadis nakleden olacağını aklınla yorumlayarak, saçmalığı görebiliyormusun?

selam
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1353

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Hadis Usulü ilmi, hadislerin rivayeti ile ravilerin hallerinin tetkikinden doğmuştur. Dindeki yeri itibariyle hadislerin rivayet edilmesi zorunlu hale gelince nakillerin gelişi güzel yapılmasını önleyici tedbirler almak da zarurî hale gelmiştir. İlk olarak Hz. Peygamber (s.a.s)'in ebedî aleme göç etmesinden sonra müslümanlar, aralarında bazı ihtilafların görülmesi üzerine rivayetlerin artması sonucu isnad sistemini getirmişler; her hadisi nakleden kişiye onu kimden aldığını sormuşlardır. Ayrıca hadis nakleden ravilerin, rivayetlerine güvenilecek kişiler olup olmadıkları da araştırılmış, hadisler elde edilen bilgiler ışığında değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte sahabe ve tâbi'ûnun hadis rivayeti konusunda gösterdikleri olağanüstü gayret ve gerçekten Hz. Peygamber'e ait olan hadisleri tesbit etme azmi zamanla rivayetin birtakım kaideler dahilinde yapılmasına yol açmıştır.

Hadis İlminin ikinci kısmı olarak Hadis Usulü, rivayetin hakikati, şartlan, çeşitleri, hükümleri, ravilerin halleri, şartları ve rivayetin sınıflarını bildiren ilimdir.

Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.evet aynende rıhlet adıyla böyle uzun yolculuklar yapılmış kişi gözlemlenmiş ,toplumdaki izlenimleri ölçülmüş,tartılmış ve alınan sözün Resulullah sav.ait olup olmadığı diğer metinlerle karşılaştırılmış.Ayrıca tesadüfen bir durum yoktur kainatta senin her sözün her hareketin seninle ilgili bize bilgi verir.


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


Hadis Usulü ilmi, hadislerin rivayeti ile ravilerin hallerinin tetkikinden doğmuştur. Dindeki yeri itibariyle hadislerin rivayet edilmesi zorunlu hale gelince nakillerin gelişi güzel yapılmasını önleyici tedbirler almak da zarurî hale gelmiştir. İlk olarak Hz. Peygamber (s.a.s)'in ebedî aleme göç etmesinden sonra müslümanlar, aralarında bazı ihtilafların görülmesi üzerine rivayetlerin artması sonucu isnad sistemini getirmişler; her hadisi nakleden kişiye onu kimden aldığını sormuşlardır. Ayrıca hadis nakleden ravilerin, rivayetlerine güvenilecek kişiler olup olmadıkları da araştırılmış, hadisler elde edilen bilgiler ışığında değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte sahabe ve tâbi'ûnun hadis rivayeti konusunda gösterdikleri olağanüstü gayret ve gerçekten Hz. Peygamber'e ait olan hadisleri tesbit etme azmi zamanla rivayetin birtakım kaideler dahilinde yapılmasına yol açmıştır.

Hadis İlminin ikinci kısmı olarak Hadis Usulü, rivayetin hakikati, şartlan, çeşitleri, hükümleri, ravilerin halleri, şartları ve rivayetin sınıflarını bildiren ilimdir.

Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.evet aynende rıhlet adıyla böyle uzun yolculuklar yapılmış kişi gözlemlenmiş ,toplumdaki izlenimleri ölçülmüş,tartılmış ve alınan sözün Resulullah sav.ait olup olmadığı diğer metinlerle karşılaştırılmış.Ayrıca tesadüfen bir durum yoktur kainatta senin her sözün her hareketin seninle ilgili bize bilgi verir.

1- Selamlar, ben sana en başta hadis kabul ettiklerin için, onların sağlamlıklarına ilişkin delil sormuşum sen bana, hadis alınmasında izlenen zahmetleri, külfetleri (!) anlatmışsın.

2- Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.evet aynende rıhlet adıyla böyle uzun yolculuklar yapılmış kişi gözlemlenmiş ,toplumdaki izlenimleri ölçülmüş,tartılmış ve alınan sözün Resulullah sav.ait olup olmadığı diğer metinlerle karşılaştırılmışdemişsin.

Şimdi, hadis toplayıcısı, eşeğini aç bırakma davranışına göre eşeğin sahibi raviden hadisi almamakla ya hata yapmışsa...

ya, adamda doğru hadis varsa ve fakat örneğin, eşeği kendine yada yakınına bir zarar verdiği için aklınca eşeği cezalandırıyorsa, buna denk gelen hadis toplayıcı hadisi almamakla yanlış yapmış olmazmı?

Bu kadar basitmidir, doğru hadis, yanlış hadis denmesi...

Sen de bunları hala savunabiliyorsun ya... Ben artık ne diyeyim sana kardeşim...

Çok şakacı olmalısın diyeyim bari...

selam
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1353

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


eşek meselesini işi sulandırmak için yazdığın kanısındayım.evet bu işin hassasiyeti,hayvanına zulüm yapan onu kandıran kişiden dahi hadis nakli yapılmamıştır dersek yalnış olmaz.Ama sadece bu değil.Bakın nasıl Kuranda bir bütünlük aranıyorsa hadislerdede bir bütünlük vardır.çünkü aynı ağızdan çıkmıştır,neticede.


-------------------------

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


eşek meselesini işi sulandırmak için yazdığın kanısındayım.evet bu işin hassasiyeti,hayvanına zulüm yapan onu kandıran kişiden dahi hadis nakli yapılmamıştır dersek yalnış olmaz.Ama sadece bu değil.Bakın nasıl Kuranda bir bütünlük aranıyorsa hadislerdede bir bütünlük vardır.çünkü aynı ağızdan çıkmıştır,neticede.

Selamlar,

Konu din olunca, benim sululuk yapmam mümkün olamaz. Sadece, hadis almada izlenen yöntemlerin ne derece geçersiz, yanlışa sokabileceğini eşeğin üzerinden durumlara göre açıklamaya çalıştım.

Artık, başka kısımları ele alarak rivayet nakillerindeki sıkıntıyı göstermeye çalışırım.

Selam
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 474


ya huseyn kardesim Allah askina bazi rivayetleri 100% onaylama, sen onaylamasan bile sunlar bunlar onayladi bende inandim deme.. kaybeden sen olursun sonunda..
ben sahsen her türlü hadis rivayetlerini Kurana arz ediyorum.. Kuran-i kerim dogru derse dogru, yanlis derse yanlis..  burada inkar etme diye bir konu yok bunuda anla..
Peygamberimiz (s.a.v) kuran cizgisinden cikmamisdir.. biraz'da bunu örnek al lütfen..


-------------------------

-------------------------
[A’raf Suresi] 3. Rabbinizden size indirilene Kur’an’a uyun. O’nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
   

Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1353

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَMÜLK ALLAH'INDIR!


Hadisler konusunda insan sözüdür diye dışlamanın bir anlamı yoktur.
insan bilgisi hatalardan kurtulmuş olmayablir ama bu bir bilimdir.
bu gün elimizde olanlar bunlardır.tabi daha iyi tetkikler olabilir.bu iş bizi aşıyor.
işin ehilleri varken bize fazla laf düşmediği kanısındayım
.arkolojik bulgular falan isteniyorsa bilemem.ama bu olay islam dinin ve tarihinin bir realitesidir.hadis rivayetleri vardır.Kurana ters düşmesini biz tesbit edebilirmiyiz?bu soru işaretidir.
Alt yapı olmadan bir eşek hadisesinden durumu izah zor.Aynı durum benim açımdan Kuran içinde geçerlidir.Kuran peygamberden sonra tedvin edilmiştir.
Acaba içine hadis karıştı mı veya başka sözler diye şüpheyle yaşayacak durumumuz yoktur.

bir metot olarak kurana hadisleri vurduğumuzda kuran resule itaatten bahs ediyor tabiki resule itaat onun söz ve davranışlarıdır.Kuran acaba bize bunu derken yine bana dönerek sadece bana mı uyun diyor yoksa hadis rivayetleri realitesini kabule mi zorluyor.
Zaten ortadabir realite varken niçin ikinci şık olmasın.yoksa hadisi Kurana vurup yine Kurana döneceksek burada bir mantıksızlık yok mu?


-------------------------
« Son Düzenleme: 11 Temmuz 2012, 05:12:40 ÖS Gönderen: huseyn »

-------------------------
اشهد ان لا اله إلا الله واشهد ان محمد رسول الله
 Şüphesiz sözlerin en hayırlısı Allah'ın kitabı, yolların en hayırlısı da Muhammed'in yoludur.
   
Grup: Yönetici
Hero Member
*****

Mesaj Sayısı: 1678


Hadisler konusunda insan sözüdür diye dışlamanın bir anlamı yoktur.
insan bilgisi hatalardan kurtulmuş olmayablir ama bu bir bilimdir.
bu gün elimizde olanlar bunlardır.tabi daha iyi tetkikler olabilir.bu iş bizi aşıyor.
işin ehilleri varken bize fazla laf düşmediği kanısındayım
.arkolojik bulgular falan isteniyorsa bilemem.ama bu olay islam dinin ve tarihinin bir realitesidir.hadis rivayetleri vardır.Kurana ters düşmesini biz tesbit edebilirmiyiz?bu soru işaretidir.
Alt yapı olmadan bir eşek hadisesinden durumu izah zor.Aynı durum benim açımdan Kuran içinde geçerlidir.Kuran peygamberden sonra tedvin edilmiştir.
Acaba içine hadis karıştı mı veya başka sözler diye şüpheyle yaşayacak durumumuz yoktur.

2- bir metot olarak kurana hadisleri vurduğumuzda kuran resule itaatten bahs ediyor tabiki resule itaat onun söz ve davranışlarıdır.Kuran acaba bize bunu derken yine bana dönerek sadece bana mı uyun diyor yoksa hadis rivayetleri realitesini kabule mi zorluyor.
Zaten ortadabir realite varken niçin ikinci şık olmasın.yoksa hadisi Kurana vurup yine Kurana döneceksek burada bir mantıksızlık yok mu?

selamun aleyküm,

1- hadis rivayetleri vardır.Kurana ters düşmesini biz tesbit edebilirmiyiz?bu soru işaretidir.demişsin.

Kurandaki ayetleri okuyunca, okuduğundan bir şeyler anlayabiliyorsan, başka yazılardan okuduklarından anladıklarının da buna ters olup olmadığını anlayabilirsin değilmi?

Konu açıldığında, hadis iddia edilen rivayetlerin, kuranın hangi ayetine ters düştükleri yazıda mukayese edecek şekilde yer almış değilmi? Buradaki gibi, sen de yaparak, kurana ters rivayetleri bulabilirsin. Ama, sen bunu istemiyorsun, sorun burada!

Sen, kuran merkezli yaşama inandığın, kabul ettiğin an her şeyi anlaman daha kolaylaşacak ama sen kendin buna engel oluyorsun.

2- yoksa hadisi Kurana vurup yine Kurana döneceksek burada bir mantıksızlık yok mu? demişsin.

a- Kardeşim, daha öncede çok defa yazdım. Hadisi kurana götürmüyorsun, götürmene de gerek yok zaten. Çünkü hadis kurana ters olamaz.

Ama, sen hadis rivayetini kurana götürmelisin! Rivayet hadis değildir, hadis iddiasıdır. İddia bir şeyin kendisi olmadığından, bunu kurana götürüyorsun. kaldıki, kurana uygun olsa dahi, bu hadistir diyemezsin. Çünkü; bunu sadece peygamberimizin bizzat kendisi, kendi sözü olup olmadığını onaylayabilir.

b- ayrıca, konuya sadece şimdiki zaman açısından bakma!
Peygamberimizin hayatta olduğu zamanlarda, onun sözlerine tanık olanların, kurana götürmesine gerek yoktu. Sünnetine tanık olanların kurana götürmesine gerek yoktu.

Ama, peygamberimizin olmadığı zamanlardaki, sözlerin ve uygulamaların ona ait olup olmayacağını büyük ihtimal tespit etmek üzere kurana götürülmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

selamlar
aorskaya


-------------------------

-------------------------
Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O (şeytan)onun arkadaşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)
   
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı Git Yanıtla    Anket ekle


Gitmek istediğiniz yer:  

Kuran Dersi | Vakıf Sitesi| Fetva Sitesi | Uygurca Site | Arapça Site | Rusca Site | Azerice Site | İngilizce Site | Almanca Site | SV Yayınları | Platform Sitesi 29 Kasım 2014, 05:20:39 ÖÖ
MySQL Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines PHP Kullanıyor