Logo

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Amblem
ANA SAYFAYARDIMGİRİŞ YAPKAYIT DUYURULAR MEAL DİNLE KUR'AN DİNLE
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
17 Nisan 2014, 06:00:43 ÖÖ
Duyurular:
Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Aşağı Git Yanıtla    Anket ekle
Ölüler için kuran okunur mi?  (Okunma Sayısı 17486 defa)

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 6



As'salamu alaykum wa rahmatullahi wa barakatuhu !

Ben önce müslüman değildim - hristiyan ortodox- İslam dini seçtim ve müslüman oldum Alhamdulillah...

Kaldığım yer, herkez ölülere Kuran-i Kerim, Yasin suresi ve Fatiha suresi okuyorlar... araştırmaya başladım, ve ölülere kuran veya ayet okunmiyor öğrendim, paylaştım çevremdekilere, anlamak istemiyorlar...Ne yapmam laazım?

Onlara dedim ki delil yok, ne ayet ne de hadis, anlamiyorlar...diyorlar ki: nerde yaziyor ki okunmamamız laazım? Bir kanıt istiyorlar...

Ve burada 41 Yasin. 500 tane Yasin okuyorlar - dilek için veya şifa için... Bu doğru mi?

Bana söyliyorlar bir cüz oku filan ölü için, veya 1-5 Yasin sınav için-veya hastalik... Ne yapmam laazım?...Okuyayım mi?

Bu sitenin videolarını izledim, izletirdim... kuran ölülere okunmaz diye....fayda yok...NASIL İKNA EDEĞİM ONLARI?

2 gün önce burdaki imam ile konuştum, o da dedi ki ölülere Kuran okunur...Ne Yapmam Laazım?

Allah'a emanet olun !!


-------------------------
   
Full Member
***

Mesaj Sayısı: 195


Aleyküm selam ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daima..

Kardeşim, vefat etmiş mü'minlerin arkasından Kur'an okunması hakkında İslam alimleri arasında ihtilaf yoktur. Ümmet-i Muhammed'in ve bilhassa icma-ı ulemanın bir meselede ittifakı, bir nevi hüccettir. Çünkü, ümmet-i muhammed(aleyhissalatü vesselam), yanlış bir şeyde ittifak etmezler. Nasıl ki, okuduğumuz salavatlar Resül-u ekrem aleyhissalatü vesselama ikram ediliyor. Namazlarımızda teşehhüdde "annemizi, babamızı ve bütün mü'minleri hesab gününde mağfiret eyle" diye dua ediyoruz. Öyle de, okunan Kur'an-ı Kerim'in sevabını ölmüş olanların ruhuna hediye edip, onlara manevi yardımlar gönderebiliyoruz.

Bediüzzaman Said Nursi, bu konuyu çok güzel bir tarzda akla yakınlaştırıyor. Şöyle ki:

        Sual: "Fatiha ve Yâsin ve hatm-i Kur'anî gibi okunan virdler, kudsî şeyler, bazan hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz'î birtek hediye ân-ı vâhidde hadsiz zâtlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir."

    Elcevab: Fâtır-ı Hakîm nasılki unsur-u havayı kelimelerin berk gibi intişarlarına ve tekessürlerine bir mezraa ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedî (A.S.M.) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi, öyle de; okunan bir Fatiha dahi, (meselâ) umum ehl-i iman emvatına aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, manevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtrî telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor. Hem nasılki bir lâmba yansa, mukabilindeki binler âyineye (herbirine) tam bir lâmba girer. Aynen öyle de, bir Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, herbirine tam bir Yâsin-i Şerif düşer.
Şualar ( 685 )


Yani, nasıl ki radyo vasıtasıyla ezan veya Kur'an okuyan birinin sesini Cenab-ı Hak, milyonlarca kimseye ulaştırıyor. Öyle de, manevi radyolar vasıtası ile okuduğumuz Fatihalar ve Yasinleri bütün ehl-i imana ulaştırabiliyor. Her birine bir fatiha veya yasin düşüyor.


-------------------------
   

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 6




-------------------------
   
Full Member
***

Mesaj Sayısı: 106


Selamun Aleykum

Said Nursi ölülere Kuran okunmasını uygun görüp akla yaklaştırmış olabilir.
Yada yeryüzündeki herkes bunu kendince doğru kabul edip yapabilir.Fakat asıl önemli olan bunun Allah katında değeri var mı yok mu ona bakmak lazım.
Bunun için de sünneti inceleyin.Peygamberimiz in  böyle bir uygulaması olmuş mu, ölen sahabelerin ardından yasinler okutmuş mu, savaşlarda başarı için hatimler indirtmiş mi,
kendisi vefat ettikten sonra sahabe Peygamberimiz için böyle uygulamalar da bulunmuş mu,her cuma  O nun ve arkadaşlarının ruhları için Yasin ler okunmuş mu.Bunları araştırın.
Eğer o yaptıysa yaptırdıysa vardır,başımız üstüne biz de yaparız.Yapmamış yaptırmamışsa da yoktur,kendi kendimize uygun diye yada alimler uygun dedi dine ekleme yapamayız.
Kısacası kimi örnek alacağınıza göre iş değişir..


-------------------------
   

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 6


Evet, ben 2 sene araştırıyorum, ne ayet ne de hadis var, ne Allah Subhana Wa Ta'Ala bize emretmiş ne de Peygamberimiz....



-------------------------
   

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 6


Allah'ın Rasulu ne ölüye kur'an okumuştur, nede mezarlıkta el açıp fatiha... kendi çocukları vs dahi ölmüştür. Hangisinde sonradan gidip Kuran okuduğuna dair bir hadis var?

http://www.youtube.com/watch?v=8kyxYmFdm0U&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=Dp9Q59JPgZ8&feature=relmfu

http://www.youtube.com/watch?v=ePOjZ108-I0&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=1f2zVhbosx0


http://www.youtube.com/watch?v=TdUU-XzRo84&feature=related


-------------------------
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2012, 09:24:58 ÖS Gönderen: Noor Aala Noor »
   

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 6


ÖLÜLER İÇİN TAVAF YAPMAK VE KUR'AN HATMETMEK

Ben bazı akrabalarım veya babam veya ölen dedelerim için bazen nâfile tavaf yapıyorum. Bunun hükmü nedir?
Yine onlar için Kur'an hatmetmemin hükmü nedir?


Hamd yalnızca Allah'adır.

Delil olmadığından dolayı efdal olan bunu terketmektir. Fakat eğer müslüman iseler sevdiğin akrabaların veya başka kimseler için sadaka vermen onlara duâ etmen onların adına hac ve umre yapman meşrûdur. Onların adına namaz kılmaya tavaf yapmaya ve Kur'an okumaya gelince delil olmadığından dolayı efdal olan bunu terketmektir.

Bazı İslâm âlimleri bu amelleri sadaka ve duâya kıyas ederek câiz görmüşlerdir. Ama ihtiyatlı olan bunu terketmektir.

Başarı yalnızca Allah Teâlâ'dandır.

Değerli âlim Abdulaziz b. Abdullah b. Baz -Allah ona rahmet etsin-[/size]


"Mecmûu Fetâvâ ve Mekâlât Mutenevvia"; c: 8 s: 345.

İslam-QA


-------------------------
   
Full Member
***

Mesaj Sayısı: 195


Selamun Aleykum

Said Nursi ölülere Kuran okunmasını uygun görüp akla yaklaştırmış olabilir.
Yada yeryüzündeki herkes bunu kendince doğru kabul edip yapabilir.Fakat asıl önemli olan bunun Allah katında değeri var mı yok mu ona bakmak lazım.
Bunun için de sünneti inceleyin.Peygamberimiz in  böyle bir uygulaması olmuş mu, ölen sahabelerin ardından yasinler okutmuş mu, savaşlarda başarı için hatimler indirtmiş mi,
kendisi vefat ettikten sonra sahabe Peygamberimiz için böyle uygulamalar da bulunmuş mu,her cuma  O nun ve arkadaşlarının ruhları için Yasin ler okunmuş mu.Bunları araştırın.
Eğer o yaptıysa yaptırdıysa vardır,başımız üstüne biz de yaparız.Yapmamış yaptırmamışsa da yoktur,kendi kendimize uygun diye yada alimler uygun dedi dine ekleme yapamayız.
Kısacası kimi örnek alacağınıza göre iş değişir..

İslam alimleri, müctehidler kafasına göre, delilsiz hüküm vermezler.  Mesela, siz "ölülere Kur'an okunmaz" diye bir ictihad yapıyorsunuz. Büyük müctehidler ise, "ölülere Kur'an okunur" ictihadını yapıyorlar. Elbette, "biz Kur'an ve sünnete göre hüküm veriyoruz, fakat diğer büyük müctehidler ise kafalarına göre hüküm veriyorlar" demeye hakkınız yok. Sizler ve bizler avam olduğumuz için, yani muhaddis ve müctehid olmadığımız için yaptığınız ictihad sizi bağlar. Yani, sizin bu ictihadınıza tabi olmak zorunda değilim. Ben İmam-ı Azam ebu Hanife, İmam-ı Şafi gibi müctehidlerin ve Bediüzzaman gibi alimlerin söylediğine tabi olurum.  İsteyen Süleymaniye vakfı mezhebine ittiba eder, yani Süleymani olur, isteyen de İmam-ı Azamın veya İmam-ı Şafi veya Ahmed İbn-i Hanbel gibi müctehidlere tabi olur. Yani, şafii, hanefi veya hanbeli olur. Ben müctehid ve muhaddis olmadığım için elbette, bu konuda müctehidlere tabi olurum. Çünkü, bu konuda ihtisas sahibi onlardır..Özellikle de, Bediüzzaman gibi bir zat "ölülere Kur'an okunur" dese başka bir delile ihtiyaç kalmıyor.

Not:İnterneti araştırdığımda "ölülere Kur'an okunduğuna dair bir çok hadis rivayet edildiği görülmektedir. Fakat, ben ne Kur'andan ve ne de hadislerden hüküm çıkarmak salahiyetinde bulunmadığım için, böyle teferruat konularda alimlerin hükmüne tabi oluyorum. O hadis-i şerifler benim için ölçü olmuyor.

Son olarak, Bediüzzamanın şu sözünü hatırlatıyorum:

    Nasılki kışta, fırtınaların şiddetli olduğu bir vakitte, dar delikler dahi seddedilir. Yeni kapıları açmak, hiçbir cihetle kâr-ı akıl değil. Hem nasılki büyük bir selin hücumunda, tamir için duvarlarda delikler açmak gark olmağa vesiledir. Öyle de, şu münkerat zamanında ve âdat-ı ecanibin istilası anında ve bid'aların kesreti vaktinde ve dalaletin tahribatı hengamında, içtihad namıyla, kasr-ı İslâmiyetten yeni kapılar açıp, duvarlarından muharriblerin girmesine vesile olacak delikler açmak, İslâmiyet'e cinayettir.[/color][/u]

    Dinin zaruriyatı ki, içtihad onlara giremez. Çünki kat'î ve muayyendirler. Hem o zaruriyat, kut ve gıda hükmündedirler. Şu zamanda terke uğruyorlar ve tezelzüldedirler. Ve bütün himmet ve gayreti, onların ikamesine ve ihyasına sarfetmek lâzım gelirken, İslâmiyet'in nazariyat kısmında ve selefin içtihadat-ı safiyane ve hâlisanesiyle, bütün zamanların hacatına dar gelmeyen efkârları olduğu halde, onları bırakıp heveskârane yeni içtihadlar yapmak, bid'akârane bir hıyanettir.[/color][/u]
Sözler ( 480 )


-------------------------
   
Full Member
***

Mesaj Sayısı: 106


Selamun aleykum

"merhamet" sanırım yanlış alıntı yaptınız,bizim yazdığımız yerde dediğiniz cümleler mevcut değil:

Mesela, siz "ölülere Kur'an okunmaz" diye bir ictihad yapıyorsunuz.
demişsiniz.
Nerede yazıyor bu iddianız, okunmasına  delil varsa yaparız , yoksa da yapmayız yazdık.

Elbette, "biz Kur'an ve sünnete göre hüküm veriyoruz, fakat diğer büyük müctehidler ise kafalarına göre hüküm veriyorlar" demeye hakkınız yok.
demişsiniz.

Kafaya göre hüküm vermek nereden çıktı.Alimlerin delilleri olmak zorundadır.Ama sorun şu ki alimler yanlış delillendirme yapmış olabilirler,bu da Kuran ve sünnete uygun olup olmadıklarına göre ortaya çıkar.Yada alimler örneğin said nursi aslında "ölüye Kuran okunmaz" demiştir.Fakat sonrasında kitaplarına biri aksini sokmuştur.Malumunuz Allah cc sadece Kuran için koruma sözü vermiştir.Diğer kitaplar için alimlere iftira olabilecek şeyler eklenmiş ,alimlerin ağzından çıkmamasına rağmen onlara kitaplarında farklı,yanlış şeyler söylettirilmiş olabilir.Bunun da doğrusu yine Kuran ve sünnete uygunluğuna bakılıp ortaya çıkar.

Yani, sizin bu ictihadınıza tabi olmak zorunda değilim.
Bunu size kim söylüyor ki üstünüze alındınız.

Noor Aala Noor  kardeş , cevabı vermişsiniz :
Delil olmadığından dolayı efdal olan bunu terketmektir...




-------------------------
   

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 6


Allah sizden razı olsun !

Peki 41 Yasin 500 tane Yasin okuyorlar - dilek (örnek: sinav için...) veya şifa için... Bu doğru mi?  Bir delil var mi ki okusunlar diye?...ben raslamadım, ama herkez okuyor...

Bildiğim kadar, Kuran-ı Kerim okumak bir ibadet, şifa veya dilek tutmak için değil...


-------------------------
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 445


bende böyle birseyin delilini bugüne kadar görmedim, ama cevremdeki insanlarin hepsi bunu yaparlar.. delili var mi yok mü bilemiyorum
su kadar veya bu kadar okuyun falan filan... bunlari hep duyuyoruz..


Ps:
"Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yâsin'dir. Kim Yâsin'i okursa, ALLAH onun okumasına, Kur'ân'ı on kere okumuş gibi sevap yazar" (Tirmizî, Fedâilu'l-Kur'n, 7; Dârimî, Fedâilu'l-Kur'ân, 21).

"Yâsin, Kur'ân'ın kalbidir. ALLAH'ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz" (Ebû Davud Cenâiz 20; İbn Mace, Cenâiz 4; İbn Hanbel, Müsned V, 26, 27).

nekadar sahih nekadar dogru bilemicem.... bilgisi olan arkadaslar varsa lütfen yanitlayin...


-------------------------

-------------------------
[A’raf Suresi] 3. Rabbinizden size indirilene Kur’an’a uyun. O’nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
   
Full Member
***

Mesaj Sayısı: 106


Şöyle düşünün siz bir arapsınız.Kuran ı okurken anlamını da anlıyorsunuz diyelim.
Allah cc kendisine dua etmemizi emretmiş.Kuran da da nasıl bir hal ile dua edeceğimizi,
hangi kelimeleri kullanabileceğimizi bize öğretmiş.

Bir sınavımız varsa  O na dua etmekle yetinmeyip  kalkıp da diyelim ki Yasin Suresinin şu ayetini 41 kere "sınavda 100 almak"  niyeti ile okusak:

Yasin 69-70:
-Kovulmuş şeytandan Allah a sığınırız:
Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.
Diri olanları uyarsın ve kafirler cezayı hak etsinler diye.


Şimdi arapça anladığınızı düşünerek , bunun anlamını bilerek 41 kere okuyunca bunun sınavınızla nasıl bir bağlantısını kuracaksınız?

Allah duayı emrediyor.Her durumda dini sadece O na has kılarak sadece O na güvenerek O ndan dilenilmesini emrediyor.
Ne zamanki o güvende bir problem oluşuyor, o zaman duanın yanında delili olmamasına bakılmadan ekstra şeyler yapılmaya başlanıyor.


-------------------------
   

Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı: 2


Merhamet sanırım siz Abdülaziz hocanın videolarını ve görüşlerini kesin olarak dinlemediniz, bu sitede aktif bir şekilde yorum yapan birisi nasıl olurda tamamen zıt ifadeler kullanır anlamış değilim.
Abdülaziz hocayı örnek vermemdeki amaç direkt olarak Kur'an-ı Kerim'den ispat etmesidir.


-------------------------
« Son Düzenleme: 29 Nisan 2012, 10:33:37 ÖÖ Gönderen: Mehmet Türk »
   
Full Member
***

Mesaj Sayısı: 195


Merhamet sanırım siz Abdülaziz hocanın videolarını ve görüşlerini kesin olarak dinlemediniz, bu sitede aktif bir şekilde yorum yapan birisi nasıl olurda tamamen zıt ifadeler kullanır anlamış değilim.
Abdülaziz hocayı örnek vermemdeki amaç direkt olarak Kur'an-ı Kerim'den ispat etmesidir.

Mehmet kardeşim, Bayındır Bey direkt Kur'an-ı Kerim'den ispat etmiyor. Kur'an-ı Kerimi kendi kafasına göre yanlış anlamasından gelen hükümler veriyor ne yazık ki...Yoksa, mesela, nasıl ki yaptırdığın bir çeşmenin veya yetiştirdiğin bir çocuğun ve hidayetine vesile olduğun birinin veya Kur'anı öğrettiğin bir talebenin sevabları senin amel defterine yazıldığı gibi, okuduğum Kur'anın sevabının da o ölüye ikram edilmesinden daha makul ve mantıklı bir şey olamaz.

Elhasıl, Mehmet Kardeşim, elbette o büyük müctehidler, alimler de kendi kafasından bir hüküm çıkarmazlar. Ümmet-i Muhammed dalalet üzerinde ittifak etmez. Ben Bayındırın mezhebine ittiba etmiyorum.


-------------------------
   

Sr. Member
****

Mesaj Sayısı: 445


merhamet kardesimiz saidi nursi mezhebinden oldugu icin ona risale-i nur yeter.. cünkü nurcular icin o zaten kurani kerimin kendisidir..


Alıntı
• Risale-i Nur, Said-i Nursi ‘ye ait kitaplar koleksiyonuna verilen isimdir. Said-i Nursi, bu kitaplarda Risale-i Nur ‘dan övgüyle söz eder. Ona göre kimse, bu kitaplara itiraz edememiştir. Herkes bu kitapların büyüklüğünü ve yüceliğini kabul etmiştir. Kur’an ‘ı büyük bir kitap olarak görmekle beraber, Risale-i Nuru daha fazla değerli bulur. Risale-i Nur ‘u okuyanların, devamlı okuyup yazanların doğruyu bulacaklarını, okumazlarsa gaflet içinde kalacaklarını dile getirir. (Şualar 486,548) (Barla Lâhikası 51,142) (Emirdağ Lâhikası-2 187) (Tarihçe-i Hayat 624) (Asa-yı Musa 250)

• Said-i Nursi, kendi kitabına kanıt olarak, kendisinin ve yandaşlarının rüyalarını gösterir. Söylediğine göre, bu rüyalarda özellikle Hz. Ali ve Gavs-ı Azam dediği, Nakşibendi ve Kadirî tarikatı şeyhi Abdulkadir Geylani, rüyasında bu kitapların yüzde yüz doğru olduğunu söylediklerini dile getirir. Hz.Ali ve Nakşibendi tarikatına yakınlığından sık sık söz edilir. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi-16,21-26) (Mektubat 347) (Sikke-i Tasdik-i Gaybî 131,132) (Tarihçe sh.492) (Tarihçe-i Hayat 120) (Lemalar 235)

• Peygamberden rüyada izin aldığını, hadis kitaplarında ve Kur’an ‘da Risale-i Nur kitaplarına dair işaretler bulunduğunu söyler. Kur’an ‘da, Risale-i Nur kitaplarından bahseden ayetler varmış. (Şualar 706)

• Risale-i Nur kitapları bir çeşit tanrı(ilah) gibidir: Onların insanları ve canlıları koruduğuna, gerekirse zarar verdiğine inanır ve bu  konuda yüzlerce örnek verir. (Barla Lâhikası 166) (Emirdağ Lâhikası-1 162)

• Said-i Nursi ‘ye göre, insanlık; dinsizlik, imansızlık, zındıklık ve masonluk ve komünistlik batağındadır. Tüm mücadelesi bunlara karşıdır. O yüzden Allah ‘ın varlığını ispatlama yoluna gider. Tesadüfün olmadığını anlatmaya çalışır. Örnekler verir. Ama kitaplarında, kendisini ve kitaplarını övmekten başka kaydadeğer yeni bir şey göze çarpmaz. Edebiyatı iyi değildir. Ağdalı, aristokrat ve saray çevresinin kullandığı; kendisini elit göstermek isteyenlerin dilini kullanır. Arapça ve Farsça terkiplerin yoğunluğu yüzünden, Türkçe ‘nin neredeyse hiç kullanılmadığı, anlaşılmaz bir yazın türüne dönüşmüştür. (Emirdağ Lâhikası-2 24,29) (Emirdağ Lâhikası-1 233) (Sözler 759) (Tarihçe-i Hayat 27)

 • Said-i Nursi, gündemi takip etmediği için yeniliklerden uzaktır. Ona göre dünyada; vaktini geçirdiği medrese eğitimi, buranın gündeminde olan tartışmalar ve bu dönemde okudğu tarikat kitapları vardır. Ne Kur’an ‘ı tanır ve bilir, ne de halkı... Halktan uzak bir gündemi vardır. Kitaplarını halkın anlayabileceği dilde yazmamıştır. Böylelikle eserlerini daha gizemli hale getirmiştir. Halktan bir çoğu da anlamadığı şeylere daha çok inanır olmuştur. (Tarihçe-i Hayat 624)

• Kur’an ‘dan verdiği ayetler, Kur’an ‘ın anlaşılması için değil, kendi fikir ve kitaplarını doğrulamak içindir. Bunu, ayetlerdeki sözcüklerin Ebced(Arapça harflerin sayısal) değerini bulup, -kendisi buna cifirce sayma der- bu değerin, Said-i Nursi veya Risale-i Nur sözcükleriyle uyuşup uyuşmadığını ispatlamak için örnekler getirmesinden anlıyoruz. Açıklamaya veya anlatmaya çalıştığı ayet sayısı oldukça azdır. Çoğu, eserini süslemek ve kendi planları için kullanılmıştır. Ayrıca eserlerinde fikir adına ortaya attığı dinsizlik veya imansızlık batağını kurutmak için beyin zorlamalarıyla örneklemeler ve bunları güçlendirmek için ayetler getirir. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî 59,54) (Şualar-6 186) (Kastamonu Lâhikası 206) (Şualar 692)

• Risale-i Nur kitaplarında, Allah ‘tan çok Said-i Nursi, Kur’an ‘dan çok Risale-i Nur kitapları övülmüştür veya sık sık bunlardan övgüyle söz edilmiştir. Said-i Nursi, yüceliğini Hz. Ali ile Gavs-ı Azam ‘ın gaybî işaretleriyle aldığını yazmıştır. Risale-i Nur ‘da, Risale-i Nur ‘u okumayanlar cahil diye nitelendirilmiştir. Adeta Hz. Ali ‘yi kendisine Allah ‘tan vahiy getiren bir vahiy meleği gibi ima etmiştir.(Sikke-i Tasdîk-i Gaybî-116-126) (Sikke-i Tasdik-i Gaybî 12)


-------------------------

-------------------------
[A’raf Suresi] 3. Rabbinizden size indirilene Kur’an’a uyun. O’nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
   
Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Yukarı Git Yanıtla    Anket ekle


Gitmek istediğiniz yer:  

Kuran Dersi | Vakıf Sitesi| Fetva Sitesi | Uygurca Site | Arapça Site | Rusca Site | Azerice Site | İngilizce Site | Almanca Site | SV Yayınları | Platform Sitesi 17 Nisan 2014, 06:00:43 ÖÖ
MySQL Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines PHP Kullanıyor