Logo

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Amblem
ANA SAYFAYARDIMGİRİŞ YAPKAYIT DUYURULAR MEAL DİNLE KUR'AN DİNLE
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
25 Ekim 2014, 11:25:18 ÖÖ
Duyurular:
Sayfa: [1]   Aşağı Git Yanıtla    Anket ekle
PEYGAMBERİMİZ KURAN DIŞINDAN DA (ÖZEL ) VAHİY ALMIŞTIR  (Okunma Sayısı 2710 defa)

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 117


PEYGAMBERİMİZ KURAN DIŞINDAN DA VAHİY ALMIŞTIR

Vahyi şöyle algılamanız da mümkündür. Allah tarafından kullara gösterilen her öğreti, her haber ve her emir bir vahiy olmaktadır. Vahyin vahiy olabilmesi için illaki kuran ayeti olması gerekmez

Bu tezi kanıtlayan  ŞURA 51 ayetidir. 

Şimdi bana özel vahiy de ne demek oluyor ? Peygamberimizin yalnız şahsına indirilen bu özel vahyi neye dayanarak söyleyebiliyorsunuz diye soru yöneltebilirsiniz.

KURANDAKİ DAYANAĞI  VE DELİLİ NEDİR DİYE DE SORABİLİRSİNİZ

Ben de bunu kuranın kendisinden öğrendiğimizi yani kuranın bize bunun böyle olduğunu haber vermesi ile öğrendiğimizi söyleyebilirim

İŞTE SİZE KURAN AYETLİ  KANITLARIMI SUNUYORUM
 
Biz “iki renkli vahy”e şaşıyoruz, ama gözlerinizi dört açıp Kur’an’ı Kerim’i dikkatle okursak, bu kitapta “üç renkli vahy” ya da “üç boyutlu vahy”den söz edildiğini ve bunlardan sadece bir renkli vahyin Kur’an’da toplandığını anlarız.

Nasıl mı, örneğin;

“Allah, bir beşere ancak ya vahy ile veya bir perde arkasından kelam söyler. Veyahut bir resul gönderip izni ile dilediğini vahy buyurur. Çünkü O, çok yücedir. Hüküm ve hikmet sahibidir.” (Şura: 51)

Burada Allah’tan bir beşere emir veya talimat göndermenin üç şeklinden söz edilmiştir:
 
(1) Doğrudan Vahy (yani, ilka ve ilham)
 
(2) Perde Arkasından Kelam
 
(3) Resul (melek) vasıtasıyla gönderilen vahy. Kur’an-ı Kerim’de toplanan vahyler işte bu 3. tür vahylerdir. Bunun açıklamasını Yüce Allah bizzat Kur’an’da yapmıştır
.

“De ki: “Her kim Cebrail’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.”
“Her kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mîkâil’e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.” (Bakara: 97-9

Şüphesiz bu Kur’an, âlemlerin Rabbi’nin indirmesidir.
Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir. (Şuara: 192-195
)

Bundan anlaşılıyor ki, Kur’an-ı Kerim sadece bir çeşit vahyden oluşmaktadır. Şuara suresinde belirtildiği gibi, Resulullah’a hidayet verilmesinin diğer iki şekli bunun dışındadır.

Şimdi, Kur’an, bu iki şekilde de Hz.Peygamber’e emir ve talimatın verildiğini bize anlatmaktadır.


(1) Bakara suresinin 143-144. ayetlerinden şunu öğreniyoruz: Mescid-i Haram’ın kıble yapılmasından önce Hazreti Peygamber ve diğer Müslümanlar başka bir kıbleye dönüp namaz kılarlardı. Allah kıblenin değiştirilmesi ile ilgili emri verirken, daha önceki kıblenin de kendisi tarafından tayin edildiğini tasdik etti. Ne var ki, ilk kıbleye dönülüp namaz kılınmasıyla ilgili ilk emre Kur’an da hiç rastlanmıyor.

Şimdi soru şudur; Eğer Resulullah’a Kur’an dışında herhangi bir vahy inmiyorduysa, kendisine bu emir hangi yoldan veya kaynaktan verildi? Bu, Hz.Peygamber’e, Kur’an da kaydedilmeyen bazı emirlerin verildiğinin açık bir ispatı değilmidir?

 (2) Resulullah Medine’de, Mekke’ye girip Beytullah’ı tavaf ettiğine dair bir rüya görür. Bunu sahabelere anlatır ve 1400 sahabeyi yanına alıp umre yapmak üzere yola çıkar. Mekkeli müşrikler İslam ordusunu Hudeybiye mevkiinde durdururlar ve nihayet. Hudeybiye anlaşması imzalanır. Bazı sahabelerin canı sıkılır ve Hz. Ömer onların hislerine tercüman olarak Resulullah’a şöyle bir soru yöneltir; “Ya Resulullah, siz dememişmiydiniz ki, biz Mekke’ye gireceğiz ve Beytullah’ı tavaf edeceğiz?” Resulullah’da, “Ben bunun illa bu sefer olacağını mı söylemiştim?” diye sorar. Bunun üzerine Allah, Kur’an da dedi ki;
"Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih (Hudeybiye Anlaşması) daha verdi." (Fetih: 27)


 Bundan anlaşılıyor ki, Peygamberimize rüyada, Mekke’ye girişiyle ilgili olarak şu bilgiler verilmişti;
Kendisi arkadaşlarıyla birlikte Mekke’ye gitmek üzere yola çıkacaktır. Kafirler kendilerini durdurmaya çalışacaklardır, nihayet anlaşma sağlanacaktır. Buna göre Müslümanlara ertesi yıl hem Umre yapma imkanı doğaca, hem gelecek fetihlerin yolu açılacaktır.

 Bu Kur’an’ın dışında başka tür vahye örnektir.

(3) Hz. Peygamber mübarek zevcelerinden birine bir sır verir, o da sırrı başkalarına anlatır. Resulullah bunun üzerine zevcesine serzenişte bulunur. Zevcesi kendisine, bu sözün başkalarına sızdığını nasıl anladığını sorar. Resulullah’da bunu kendisine, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olanAllah’ın anlattığını söyler:

Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.” (Tahrim;3)

ŞİMDİ BU AYET BAKIN ÇOK ÖNEMLİ, DİKKAT ETTİNİZ Mİ ! AYETTE ALLAH DA BUNU PEYGAMBERE BİLDİRDİ DENİYOR (Bu bildirme ve bilgilendirme Peygamberimize iletilen özel vahiyle olmuştur. Özel vahyin ta kendisidir ki, kuran bunu bize açıkça söylüyor

Şimdi söyleyiniz, Allah’ın, Peygamberine sır olarak söylediği sözü eşinin başkalarına anlattığını bildirdiği ayet Kur’an-ı Kerim’in neresindedir? Neydi o söz ?

Eğer Kur’an’da değilse, Allah’ın, Kur’an’ın dışında da Peygamberine bazı mesajlar gönderdiği ispatlandı mı, ispatlanmadı mı?

(4) Hazreti Peygamber’in evlatlığı Zeyd bin Haris kendi eşini boşar ve sonra Resulullah onun boşadığı eşiyle evlenir. Bunun üzerine münafıklar ile muhalifler, Resulullah’a korkunç bir propaganda kampanyasını başlatırlar ve türlü çeşit itirazlarda bulunurlar. Allah bu itirazlara Ahzab suresinde cevap verir ve Peygamberinin bu evliliği kendi başına değil, O’nun emriyle yaptığını duyurur;

Zeyd o kadından alakasını kesince biz onu sana zevce yaptık ki, Mü’minlere evlatlıklarının kendilerinden alakalarını kestikleri (boşadıkları) zevcelerini almakta bir müşkilat olmasın. Allah’ın emri yerine gelecektir.” (Ahzab;37)

Görüldüğü gibi, bu ayet geçmiş bir olayı anlatmaktadır. Peki, bu olaydan önce Allah tarafından Hz.Peygamber’e verildiği söylenen emir, yani “Habibim, sen Zeyd’in boşadığı karısıyla evlen” Kur’an’ın neresindedir?

(5) Resulullah Beni Nadir’in sürekli olarak anlaşmalara aykırı hareket etmesinden bıkarak Medine çevresindeki yerleşim bölgelerine hücum eder. Hücum ve kuşatma sırasında İslam ordusu mensupları, saldırılarının kolay yapılabilmesi için etraftaki ağaçları kesip temizlerler. Bu muhaliflere karşı propaganda yapmak için bir koz verir ve kendileri Müslümanların yemyeşil, meyveli ağaçları kesmek suretiyle dünyada fitne yapmaya çalıştıkları yönündeki suçlamalarını yoğunlaştırırlar. Buna cevap olarak Allah der ki;

“ (Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah’ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.” (Haşr; 5)

Şimdi bu iznin Kur’an’da hangi ayetinde verildiğini söyleyebilirmisiniz?

(6) Bedir savaşının sonunda ganimet dağıtma sorunu ortaya çıkar. O zaman Enfal suresi iner ve tüm savaşın değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirmeyi Allah, Hz.Peygamberin savaş için evden çıktığı zamandan itibaren yapmaya başlar ve bu konuda Müslümanlara hitap ederek şöyle der;

Allah iki taifeden (yani ticaret kafilesi ile Kureyş ordusu) birinin sizin olacağını va’d eylediği vakit, siz kuvvetsiz ve silahsız olan taifenin (ticaret kafilesi) sizin olmasını arzu ediyordunuz. Halbuki, Allah, emirleri ile hakkında açığa çıkmasını ve kafirlerin köklerini kesmeyi murad eder” (enfal; 7)

Şimdi siz bitin Kur’an’ın herhangi bir ayetinde Allah’ın, “Ey Medineliler, siz Bedir’e doğru gidiyorsunuz, Ben sizi iki taifeden biri (ticaret kafilesi) üzerine galip kılacağım” şeklinde bir vaade bulunduğunu gösterebilirmisinz?
 
(7) Bu aynı Bedir savaşının değerlendirilmesi sırasında daha sonra şöyle buyrulmuştur;

“Hani siz, Rabbinizden imdad istediğinizde ‘size peyderpey bin melekle yardım edeceğim’ diye icabet buyurdu.” (Enfal; 9)

 Müslümanların feryadına cevap olarak Allah’ın kendilerine bin melekle yardım edeceğine dair kaydın Kur’an’da hangi ayetinde bulunduğunu söyleyebilirmisiniz?  İŞTE KURAN BUNU DA BÖYLE APAÇIK SÖYLÜYOR 

 Bu örneklerden, Resulullah’a Kur’an’ın dışında da Kendisine vahylerin geldiği ispatlanmaktadır.
[/b]


-------------------------

-------------------------
EN BÜYÜK ALLAH. LE İLAHE İLLALLAH
                       BD
   
Grup: Yönetici
Sr. Member
*****

Mesaj Sayısı: 306


                               CEVAPLAR

CEVAP: 1-  Peygamber her neyi bildirmişse, müslüman ona uyacaktır. Bildirilmesi gereken her ne varsa peygamberler tam olarak bildirmişlerdir. Hiç kimse bildirilmeyen birşeyden sorumlu değildir.  Allah şöyle buyuruyor;
مَّا أَفَاء اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْ أَهْلِ الْقُرَى فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْأَغْنِيَاء مِنكُمْ وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
      “ Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.” (Haşr, 7)
     Ayette, Allahın Resulü ne bildirdi ise onu alın diyor. Yasakladığından da sakının diyor.
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً
     “Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab 21)
     Allah’ın gönderdiği bu dini, Kuran ayetlerinin tatbik ve tefsiri mahiyetinde bulunan hadisleri ve tatbikatı ile engüzel anlayan, anlatan ve yaşayarak,  örnek olan Resulullah aleyhisselam, Allah’ın gönderdiği dine kendiliğinden hiç bir şey katmamıştır. Böyle bir şey hiç mümkün de değildir. Aksi taktirde Allah onun hesabını görürdü. Çünkü onu denetleyen ve takıp eden Allah’tır. Allah bununla ilgili şöyle buyuruyor.
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْأَقَاوِيلِ. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَمِينِ. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَتِينَ. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزِينَ
     “O bize isnaden ba'zı lâflar uydurmağa kalkışsaydı.   Elbette biz onu ondan dolayı kıskıvrak yakalardık. Sonra onun can damarını koparırdık.   O vakıt sizden hiç biriniz ona mâni de olamazdınız.” (Hakka 69/44-47)

  CEVAP: 2- Eğer bir kişi, peygambersiz bir din düşünüyorsa, Allah böyle bir ölçü koymamıştır. Böyle olmalıdır diye düşünen varsa, kendisine başka bir Rab arasın. Her şeyin sahibi ve yaratıcısı olan Allah böyle bir kural yaratmamıştır. Emir ve yasaklarını Elçileri vasıtası ile göndermiştir.
    CEVAP: 3- Peygamberin söz ve fiillerinin tamamı ibadet cinsinden değildir. O bir kuldur. Bir beşerdir. Ancak O İlahi Vahye tabidir. Allah O’na Vahy eder. Kur’an bu hususu şöyle bildiriyor.
وَآتَاكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّهِ لاَ تُحْصُوهَا إِنَّ الإِنسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ           
O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür! (İbrahim 14/34)

قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَلِكَ مَثُوبَةً عِندَ اللّهِ مَن لَّعَنَهُ اللّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَ أُوْلَـئِكَ شَرٌّ مَّكَاناً وَأَضَلُّ عَن سَوَاء السَّبِيلِ
     “De ki, Allah katında cezası daha kötü olanları size bildireyim mi? Allahın lanetlediği, gazabına uğrattığı, kimini maymunlara, kimini domuzlara çevirdiği kimseler bir de zorbalara kul olanlar var ya, işte onların durumu daha kötüdür. Onlar doğru yoldan iyice sapmışlardır.“
(Maide 5/60).  Resulullah bu dinin Tebliğ ve tatbik edicisidir.

    CEVAP:  4- Namaz Vakitleri Kur’an’da beş vakit farz olarak beyan edilmiştir. Bunların hangi vakitler olduğunu Kur’an haber vermiştir.  Namazların ne zaman, nasıl ve hangi vakitte ve kaçar rekâat kılınacağını da, Kur’an ayetlerine göre Cebrail a.s., Resulullah sallalahu aleyhi ve selem’e İmamlık yaparak öğretmiş, Resulullah da Elçiliği gereği ümmetine tebliğ etmiş ve öğretmiştir.

       CEVAP: 5-  Farz Namazları kesinlikle Beş vakittir. Kur’an bunu beş vakıt olarak açıkça bildirmiştir. Her bir namazı kendi vaktinde kılmak esastır. Ancak, Resulullah s,a,v, Hac ibadeti esnasında, Öğle ile İkindiyi öğle namazı vaktinde Cem’i Takdim ile, Akşam Namazı ile Yatsı namazını da yatsı namazı vaktinde cem’ Te’hir ile, Sabah namazını da sabah namazı vaktinde kılmış olması, namaz vakitlerinin üç vakit olduğunu ifade etmez. Bu, hac günlerinde ki ibadet ve meşakkatler ile, başka zamanlardaki darlık ve sıkıntılı anlar ve, seferilik durumlarında insanlara kolaylık olsun diye yapılması uygun görülmüş istisnai durumladır. 
     
CEVAP: 6- Namazlar Hac günlerinin tamamında 3 vakit olarak kılınmaz. Öğle ve ikindi namazı öğle vaktinde Arafat’da Cem’i takdim ile kılınır. Akşam ve Yatsı namazı da yatsı namazı vaktinde Müzdelifede Cem’i te’hir ile kılınır. Bunların haricinde yani Arefe günü ile Kurban bayram gecesi haricinde, haccın diğer gün ve gecelerinde namazlar hep vaktinde kılınır. Dolayısıyla, çeşitli zaman ve zeminlerde, namazların cem edilerek kılınması hep istisnai durumlardır.
     Namazların, istisnai olarak cem edilebilmeleri ise; Öğle Namazının vaktinin girişi ayet ile açıkça belli olup, öğle namazının son vakti ile ikindi namazının ilk vaktinin ayette belirtilmemiş ve bundan dolayı burada bir esneklik meydana gelmiştir. Bu sebeple Cem’i takdim yapılmaktadır. Aynı şekilde Akşam namazının vaktinin giriş zamanı ayette belirtilmiş ama bitiş satı ile yatsı namazının başlangıç vakti belirtilmediğinden burada da bir esneklik meydana gelmesi sebebiyle, akşam ve yatsı namazları da Cem’i te’hir ile kılınmaktadır.  İsra suresinin 78. ayetinde Allah şöyle buyuruyor:
أَقِمِ الصَّلاَةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ إِلَى غَسَقِ اللَّيْلِ وَقُرْآنَ الْفَجْرِ إِنَّ قُرْآنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا
     “Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.” (İsra 78)
      Ayette gecen      (لِدُلُوكِ الشَّمْسِ ) (Gündüzün güneş döndüğü andan ), bu an, güneşin zevalinden yani tepe noktasından batı tarafına kaymaya başladığı zamanı bildirmektedir. İşte bu andan itibaren öğle namazının vakti girmiştir.
       Rum suresinin 17. ayetinde ise şöyle buyuruyor:       فَسُبْحَانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ “Öyle ise akşama girdiğiniz zaman ve sabaha erdiğiniz zaman Allah'ı tesbih edin”Rum30/ 17)
   Bu ayette;  (  حِينَ تُمْسُونَ ) (Akşamladığınızda) yani güneş battıktan sonrayı bildirmektedir.  Yani akşam namazının giriş vaktini bildirir. ( تُمْسُونَ)akşam namazının vakti girdiği andan itibaren başlar. Geceyi ifade ettiğinden yatsı namazını da içine alır.
CEVAP: 7- Allah Müslümanlara, namazı günde beş vakit olarak farz kılmıştır. Peygamberimiz kendiliğinden hiç bir şey eklememiştir.

CEVAP: 8- Peygamber her neyi bildirmişse, müslüman ona uyacaktır. Bildirilmesi gereken her ne varsa peygamberler tam olarak bildirmişlerdir. Hiç kimse bildirilmeyen birşeyden sorumlu değildir.

CEVAP: 9- Hac Evrensel bir ibadettir. Hac İbadeti Peygamberlerin ortak tebliğidir. İbrahim a.s. dan itibaren Cahiliye döneminde bile yaşatılan ve onun ifası ile ilgili hususlarda zaman zaman  sapmalar ve yanlış uygulamalar  yapılmıştır. Allah, bu yanlışlıkları Peygamberleri vasıtası ile düzelttirmiştir.

        Kur’an’ın, hacla ilgili olarak anlamlarını açıklamaksızın kullandığı Eşhürün Ma’lumat, Arafat, Meşar-i Haram,Eyyam-ı Ma’dudat,  Eyyam-ı Ma’lumat, Beyti Atik ve Hac gibi kavramların, onun ilk muhataplarınca bilinir ve anlaşılır olması da bunun kanıtıdır .

Hac İbadetinin yapılışını Allah’ın Elcisi (Salat ve Selam onun üzerine olsun)tam olarak öğretmiştir. Bunun için; “Benden öğrendiğiniz gibi hac yapınız.”(Ben nasıl hac yaptıysam öylece yapınız.) şeklinde buyurmuştur. Dolayısıyla ayetlerde anlatılanların, nerede, ne zaman ne yapılacağını tatbiki olarak anlatmış ve öğretmiştir. Hac İbadeti bir bütündür. Kısacası Allah ve Resulünün bildirdiklerinden sorumluyuz. Bize açıklanmayan hiç bir şeyden sorumlu değiliz.





-------------------------
   

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 117


Alıntı
CEVAP: 5-  Farz Namazları kesinlikle Beş vakittir. Kur’an bunu beş vakıt olarak açıkça bildirmiştir. Her bir namazı kendi vaktinde kılmak esastır. Ancak, Resulullah s,a,v, Hac ibadeti esnasında, Öğle ile İkindiyi öğle namazı vaktinde Cem’i Takdim ile, Akşam Namazı ile Yatsı namazını da yatsı namazı vaktinde cem’ Te’hir ile, Sabah namazını da sabah namazı vaktinde kılmış olması, namaz vakitlerinin üç vakit olduğunu ifade etmez. Bu, hac günlerinde ki ibadet ve meşakkatler ile, başka zamanlardaki darlık ve sıkıntılı anlar ve, seferilik durumlarında insanlara kolaylık olsun diye yapılması uygun görülmüş istisnai durumladır

ŞAYET KURANDA EMREDİLEN GÜNDE 5 VAKİT NAMAZ İSE NASIL OLDU DA BU 5 VAKİT NAMAZ HACDA 3 VAKTE İNDİ ? VE NASIL OLUYORDA PEYGAMBERİMİZ BU 5 VAKİT NAMAZ VAKİTLERİNİ BİRLEŞTİRİP 3 VAKTE İNDİRDİ ? NEYE GÖRE, NEYE İSTİNADEN HANGİ HÜKME VE HANGİ VAHYE GÖRE BUNLARI DÜZENLEDİ.

EVET SORDUĞUM SORU BU İDİ ?


Alıntı
Namazların, istisnai olarak cem edilebilmeleri ise; Öğle Namazının vaktinin girişi ayet ile açıkça belli olup, öğle namazının son vakti ile ikindi namazının ilk vaktinin ayette belirtilmemiş ve bundan dolayı burada bir esneklik meydana gelmiştir. Bu sebeple Cem’i takdim yapılmaktadır. Aynı şekilde Akşam namazının vaktinin giriş zamanı ayette belirtilmiş ama bitiş satı ile yatsı namazının başlangıç vakti belirtilmediğinden burada da bir esneklik meydana gelmesi sebebiyle, akşam ve yatsı namazları da Cem’i te’hir ile kılınmaktadır.

Ben resullaha tabiiyim. Ancak Dikkat ! Farz namazları kesinlikle beş vakittir diyorsunuz ve bunu kuran açıkca bildirmiş diyorsunuz ve hemen akabinde bu zamanların bazı vakitlerinde belirsizlik var diyorsunuz ve işte bu esnek durumdur diyerek resulun uygulamalarını buna dayandırıyorsunuz.

Hac gününde 5 vakit namaz yerine 3 vakit namaz kılmak meşakkat mi ? Bunun Neresi meşakkat ! Allah aşkına söyleyin Savaştan daha büyük sıkıntı , darlık ve meşakkat hali olabilir mi ki, kuran bu durumda dahi muminlere namazı vaktinde kılın ancak kısaltabilirsiniz demektedir. Daha sonra kılar mütakiben başka vakitte birleştiririsiniz dememektedir. Ayete dikkat ! Nisa Suresi 101 102 103. ayetlerine

Peygamberimiz tebliğ edilen vahiylerden beş vakit namaz emrini anlamış ve uygulamasını mücmel olan namaz ayetlerinden çıkarmıştır. Çünkü PEYGAMBERİMİZE KURAN İLE BERABER KURAN İLMİ VERİLMİŞTİR. YANİ AYETLERİ ANLAYABİLME VE UYGULAMA HİKMETİ VERİLMİŞTİR. ŞAYET NEBİ KURAN AYETLERİNİ YANLIŞ ANLAYACAK OLSAYDI BUNA ALLAH MÜSADE ETMEZDİ . TÜM BİLGİLER ONA AÇIKLAMASIYA BERABER VERİLMİŞTİR.

O HALDE HAC ZAMANINDA UYGULADIĞI 5 VAKTİN NAMAZI BİRLEŞTİREREK 3 VAKİT OLARAK UYGULAMASI YİNE KURAN AYETLERİNİN AÇIKLAMASI VE UYGULANIŞINA DAYANIR Kİ, O HANGİ AYETTİR !

Peygamberin yaşantısı ve sözleri yaşayan vahiydir. Vahyin tatbikatıdır
O bakımdan peygamber bize yaşantısı ile sünnet ve hadisleri ile örnek alabileceğimiz canlı vahiydir. ve zaten bu kuran ayetinde açıkca zikrededilir(bakın ahzab 21 ayeti)

Hz. Peygamber örnektir ve kendisine uyulmalıdır

Yüce  Allah, Kur’an-ı Kerim'de mü'minlere Hz. Peygamber (s.a.v.)'i örnek gösteriyor:

 “Allah'ı ve âhiret gününü arzulayan ve Allah'ı çokça zikredenler için, siz mü'minler için Allah'ın Rasulünde pek güzel bir örnek vardır.”(ahzab - 21 )  buyuruyor

İŞTE, KURANI EN İYİ ANLAYAN , AÇIKLAYAN VE UYGULAYAN PEYGAMBERİMİZ OLMUŞTUR Kİ, ŞU AYET BUNUN DELİLİDİR

"Kendilerine, indirileni insanlara açıklayasın diye sana Kur'an'ı indirdik." (Nahl, 16/44)
 
"Bu Kur'an, ayetlerini iyiden iyiye düşünsünler, tam akıl sahipleri ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz feyz kaynağı bir kitaptır." (Sad, 38/29)buyurulmuştur.

(Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bakara 151]

 
 AYETE DİKKAT ! OKUYACAK, ARKASINDAN KİTABI DA HİKMETİ DE VE BİLMEDİKLERİNİZİ DE ÖĞRETECEK "

Şimdi Eğer biz bu görüşle yani sizin söylediğiniz gibi  böyle bir esneklikten bahsediyorsak O halde böyle bir görüşle kuranda emredilen 5 vakit namazın olmadığı ortaya çıkar . Çünkü dediğiniz gibi Kuran bu vakitlerinin ( ÖĞLE-İKİNDİ, AKŞAM -YATSI ) başlangıç ve son vakitlerini net anlatımlı ve açık açıklamamışsa nasıl söz edebiliriz bu vakitlerde Allahın emri ile namaz kılacağımıza !

Eğer kuran bize namaz gibi çok önemli bir ibadetten söz ediyorsa ve bu emri bize kılın diye veriyorsa bu namaz vakitlerinin muhkem ayet olarak net anlaşılır olması gerekmez mi ? Kuran bazı namazların ilk veya son vakitlerini açıklamadı diye böyle bir esneklikten söz etmemiz ne derece doğru bir yaklaşım ve anlaşım olur. Tartışılır
.

ESNEKLİĞİ KULLANDIĞIMIZDA ÜÇ VAKİTTEN SÖZ ETMİŞ OLACAĞIZ Kİ,

Zaten demiyorlar mı kuranda üç vakit namaz var. Kuran apaçık Üç vakit sayıyor diye . Üç vakit namaz sabah, öğle ( orta namaz ) ve akşam.

SAYGILARIMLA. ALLAHA EMANET OLUN




-------------------------

-------------------------
EN BÜYÜK ALLAH. LE İLAHE İLLALLAH
                       BD
   

Full Member
***

Mesaj Sayısı: 117


Alıntı
Namazların, istisnai olarak cem edilebilmeleri ise; Öğle Namazının vaktinin girişi ayet ile açıkça belli olup, öğle namazının son vakti ile ikindi namazının ilk vaktinin ayette belirtilmemiş ve bundan dolayı burada bir esneklik meydana gelmiştir. Bu sebeple Cem’i takdim yapılmaktadır. Aynı şekilde Akşam namazının vaktinin giriş zamanı ayette belirtilmiş ama bitiş satı ile yatsı namazının başlangıç vakti belirtilmediğinden burada da bir esneklik meydana gelmesi sebebiyle, akşam ve yatsı namazları da Cem’i te’hir ile kılınmaktadır.  İsra suresinin 78. ayetinde Allah şöyle buyuruyor:
أَقِمِ الصَّلاَةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ إِلَى غَسَقِ اللَّيْلِ وَقُرْآنَ الْفَجْرِ إِنَّ قُرْآنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا
     “Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.” (İsra 78)
      Ayette gecen      (لِدُلُوكِ الشَّمْسِ ) (Gündüzün güneş döndüğü andan ), bu an, güneşin zevalinden yani tepe noktasından batı tarafına kaymaya başladığı zamanı bildirmektedir. İşte bu andan itibaren öğle namazının vakti girmiştir.
       Rum suresinin 17. ayetinde ise şöyle buyuruyor:       فَسُبْحَانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ “Öyle ise akşama girdiğiniz zaman ve sabaha erdiğiniz zaman Allah'ı tesbih edin”Rum30/ 17)
   Bu ayette;  (  حِينَ تُمْسُونَ ) (Akşamladığınızda) yani güneş battıktan sonrayı bildirmektedir.  Yani akşam namazının giriş vaktini bildirir. ( تُمْسُونَ)akşam namazının vakti girdiği andan itibaren başlar. Geceyi ifade ettiğinden yatsı namazını da içine alır.

Çok değerli kardeşim Kuranda net ve açık olan anlatımla namaz ayetleri Hud 114 ve İsra 78 ayetleridir. Siz ise Rum 17 ve 18 ayetlerini de namaz ayetleri gibi telakki ederek bu vakitleri Namaz vakitleri olarak katmışsınız . Halbuki bu ayetlerde namaz değil, tespih vakitleri söylenmiştir. Bu vakitlerde Tespih edin diye ayetleri vardır. Tespih edin diyen ayetleri  namaz kılın diye mi anlayacağız.?

O HALDE BUYRUN SİZE KAF 39 ayetinde geçen hamd ve tespih ifadesi. AYRICA RUM 17 ve 18 ayetlerinde TAHA 130 ayetlerinde ve Tur 48-49 ve İNSAN 26 ayetlerinde de geçen tespih edin ifadesine rastlıyoruz Kİ, bu ifadelerin hepsini namaz kılın diye mi anlayacağız.?

BU AYETLERİN HEPSİNDE BELİRTİLEN BELLİ VAKİTLERDE TESPİH EDİN DER.( Dikkat namaz değil. Dikkat buyursanız bu ayrtlerde namaz değil tespih ifadesi kullanılmıştır )

NAMAZ VAKİTLERİ HUD 114 VE İSRA 78 AYETLERİ İLE BİRLİKTE AÇIKLANMIŞTIR.
[/color]


-------------------------

-------------------------
EN BÜYÜK ALLAH. LE İLAHE İLLALLAH
                       BD
   
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı Git Yanıtla    Anket ekle


Gitmek istediğiniz yer:  

Kuran Dersi | Vakıf Sitesi| Fetva Sitesi | Uygurca Site | Arapça Site | Rusca Site | Azerice Site | İngilizce Site | Almanca Site | SV Yayınları | Platform Sitesi 25 Ekim 2014, 11:25:18 ÖÖ
MySQL Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines PHP Kullanıyor